LINGOTURK · TERMİNOLOJİ KAYNAĞI
Hukuki Terimler Sözlüğü — kullanım ve arama rehberi
Bu kapsamlı sözlükteki terimler, kaynak metnin sektörü ve kullanım bağlamı dikkate alınarak değerlendirilmelidir. Sözlüğün esas gövdesi değiştirilmeden korunmuştur.
| A | |
| to abolish | kaldırmak, lağvetmek |
| abolition of obstacles to | dolaşım |
| freedom of movement | özgürlüğünü/serbestisini |
| kısıtlayan engellerin | |
| kaldırılması | |
| abolition of restrictions | kısıtlamaların kaldırılması |
| to abolish customs duties | gümrük vergilerini kaldırmak |
| abolish | lağvetmek, kaldırmak (bir sistemi veya uygulamayı) |
| amend | tadil etmek (bir şeyi iyileştirmek, ıslah etmek veya daha doğru ve eksiksiz hale getirmek amacıyla) |
| annul | iptal etmek (seçim), feshetmek (sözleşme) |
| annulment | iptal (evlilik veya kontratın bütün sonuçlarıyla iptal edilmesi) |
| cancel | iptal etmek (belge, organizasyon, politika, borç) |
| dissolve | infisah etmek (kurum, kuruluş, meclis) |
| nullify | hükümsüz kılmak (hukuki bir kararı veya usulü) |
| postpone | tehir etmek, ertelemek (bir faaliyeti) |
| repeal | yürürlükten kaldırmak (yasal/idari düzenleme) |
| suspend | askıya almak |
| absence | yokluk, bulunmayış, gıyap; gaiblik |
| absence of an opinion | görüş yokluğu |
| absence of customs protection | gümrük korumasının yokluğu |
| abstain | kaçınma; çekimser kalma |
| member states shall abstain from
… |
üye devletler ..den kaçınırlar |
| to abstain from any measure | her türlü tedbirden kaçınmak |
| abuse | kötüye kullanma, istismar etme, kötü muamelede bulunma |
| abuse of dominant position | hakim durumun kötüye kullanılması |
| abstention | Çekimserlik |
| acceptance | kabul |
| acceptance of appointment | görevin kabul edilmesi |
| access | giriş/girme, katılma; erişim |
| right of access | girme hakkı, katılma hakkı; erişim hakkı |
| accession | katılım |
| accession criteria | katılım kriterleri |
| Accession Partnership | Katılım Ortaklığı (Belgesi) |
| application for accession | katılım başvurusu |
| conditions of accession | katılım şartları |
| instrument of accession | katılım belgesi |
| pre-accesion aid | katılım öncesi yardım |
| pre-accession strategy | katılım öncesi stratejisi |
| accommodation | konaklama |
| accommodation facility | konaklama imkânları |
| accord | mutabakat; razı olma; anlaşma; uygunluk |
| accorded advantages | tanınan avantajlar |
| by common accord | ortak rızayla, ortak mutabakatla |
| in accordance with | uygun olarak, uyarınca |
| to accord advantages | avantajlar tanımak |
| to alter in accordance with the provisions set out below | aşağıda yer alan hükümler uyarınca değiştirmek |
| account | hesap |
| account being taken | tutulmakta olan hesap |
| accounting | muhasebe |
| accounting officer | sayman |
| clearance of accounts | hesapların ibrası |
| closure of accounts | hesapların kapanması |
| current account balance | cari işlemler dengesi |
| current accounts | cari işlemler |
| European Unit of Account | Avrupa Hesap Birimi |
| Farm Accounting Data Network (FADN) | Çiftlik Muhasebe Veri Ağı |
| government accountant | sayman |
| operating accounts | işletme hesapları, faaliyet hesapları |
| profit and loss account | kar zarar hesabı |
| accreditation | akreditasyon |
| International Accreditation Forum (IAF) | Uluslararası Akreditasyon Forumu |
| International Laboratory Accreditation Cooperation (ILAC) | Uluslararası Laboratuvar Akreditasyon İşbirliği (Örgütü) |
| to accrue | tahakkuk etmek; çoğalmak, birikmek; eklenmek |
| customs duties accrued on the product | mala tahakkuk eden gümrük vergileri |
| Acquis Communautaire | Topluluk Müktesebatı |
| acquisition | iktisap, kazanım, devralma |
| acquisition of shares | hisselerin iktisabı |
| acquittal | beraat, aklanma; ibra |
| act | hareket, fiil/eylem; işlem; belge; kanun/yasa |
| act declared void | hükümsüz ilan edilen tasarruf/işlem |
| act of the Council (Council act) | Konsey tasarrufu/işlemi |
| contested act | itiraz edilen tasarruf/işlem |
| failure to act | hareketsizlik, işlemden kaçınma |
| original acts | asıl belgeler, temel işlemler |
| Single European Act (SEA) | Avrupa Tek Senedi |
| to fail to act | hareketsiz kalmak, savsaklamak |
| to review the legality of acts of the Council | Konsey tasarruflarının/işlemlerinin hukuka uygunluğunu denetlemek |
| action | eylem;dava; davranış;tutum |
| action for compensation | tazminat davası |
| action for failure to act | hareketsizlik/eylemsizlik davası |
| action programme | eylem programı |
| concerted action | uyumlu eylem |
| food safety action plan | gıda güvenliği eylem planı |
| improper action | aykırı davranış, uygunsuz davranış |
| joint action | ortak eylem |
| to bring an action (before the court) | dava açmak |
| to bring an action for an infringement | ihlâl nedeniyle dava açmak |
| to proceed by common action | ortak eylemde bulunmak |
| activity | faaliyet/etkinlik |
| branch of activity | faaliyet dalı |
| categories of economic activity | ekonomik faaliyet kategorileri |
| level of activity | faaliyet seviyesi; iş hacmi |
| active | faal/etkin |
| Activity | faaliyet / etkinlik |
| effective | etkili/müessir |
| effectiveness | etkililik |
| efficiency | etkililik / müessiriyet
|
| efficient | etkili / müessir |
| productive | verimli |
| adaptation | uyarlama |
| add | katma, ekleme, ilave; toplama |
| added value | katma değer |
| Additional Protocol | Katma Protokol |
| additive | katkı maddesi |
| address | adres |
| to address | hitap etmek, yöneltmek |
| this decision is addressed to the Member States | bu karar Üye Devletlere yöneliktir |
| to adopt | kabul etmek, kabul kararı vermek; kanunlaştırmak (meclis); evlat edinmek |
| adoption | kabul etme, kanunlaştırma, evlat edinme |
| has adopted this regulation | işbu tüzüğü kabul etmiştir |
| hereby adopts this resolution | işbu ilke kararını kabul etmiştir |
| when member states adopt these measures | üye devletler bu önlemleri kabul ettiğinde (kendi hukukunda) |
| to administer | yönetmek/idare etmek |
| administrative arrangements | idari düzenlemeler |
| administrative reform | idari reform |
| Common Transit and Single Administrative Document (SAD) | Ortak Transit ve Tek İdari Belge |
| Single Administrative Document | Tek İdari Belge |
| admission | kabul; izin, giriş; kabul izni; itiraf, ikrar |
| readmission | geri kabul |
| temporary admission | geçici kabul |
| adulteration | tağşiş, aldatma, kandırma |
| advantage | fayda, yarar, avantaj |
| accorded advantages | tanınan avantajlar |
| mutual advantage | karşılıklı yarar |
| to accord advantages | avantajlar tanımak |
| to cause a disadvantage | bir zarara sebep olmak, sakıncalı bir duruma meydan vermek |
| to involve an advantage | bir avantaj içermek |
| advertisement | reklâm |
| board of advertisement | reklam kurulu |
| commercial advertisement | ticarî reklâm |
| misleading advertisement | aldatıcı reklâm |
| secret advertisement | gizli reklâm |
| agency | kurum; ajans; daire; birim |
| European Agency for the Evaluation of Medicinal Products (EMEA) | Avrupa Tıbbi Ürünler Değerlendirme Ajansı |
| European Agency for Safety and Health At Work (EU-OSHA) | Avrupa İş Sağlığı ve Güvenliği Ajansı |
| European Environment Agency | Avrupa Çevre Ajansı |
| European Productivity Agency | Avrupa Verimlilik Ajansı |
| European Space Agency (ESA) | Avrupa Uzay Ajansı |
| paying agency | ödeme kuruluşu |
| specialised agency | uzmanlaşmış kurum |
| to agree | anlaşmak, mutabakata varmak; kararlaştırmak |
| has agreed as follows | aşağıdaki gibi anlaşmıştır |
| have agreed on the following provisions (in convention) | aşağıdaki hükümler üzerinde anlaşmıştır (uluslararası sözleşmelerde) |
| agreement | anlaşma |
| association agreements | ortaklık anlaşmaları |
| agreement on pre-shipment inspection | sevkiyat öncesi kontrole ilişkin anlaşma |
| categories of agreements | anlaşma kategorileri |
| EC-Turkey Association Agreement | AT-Türkiye Ortaklık Anlaşması |
| energy sales and treasury guarantee agreements | enerji satış ve hazine garantisi anlaşmaları |
| exclusive distribution agreements | tek elden dağıtım anlaşmaları |
| exclusive purchasing agreements | tek elden satın alma anlaşmaları |
| franchise agreements | franchising anlaşmaları |
| free trade agreement | serbest ticaret anlaşması |
| General Agreement on Tariffs and Trade (GATT) | Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşması |
| inter-enterprise agreement | şirketler arası (teşebbüsler arası/işletmeler arası) anlaşma |
| Interim Agreement (1973) | Geçici Anlaşma |
| multilateral agreements | çok taraflı anlaşmalar |
| notification of inter-enterprise agreement | şirketler arası/teşebbüsler arası/firmalar arası anlaşmaya ilişkin bildirim/ihbar/tebliğ |
| Partial European Agreements | Avrupa Kısmi Anlaşmaları |
| plurilateral agreements | çoklu anlaşmalar |
| proposed agreement | önerilen anlaşma |
| public service concession agreements | kamu hizmeti imtiyaz anlaşmaları |
| Schengen Agreement | Schengen Anlaşması |
| specialisation agreement | uzmanlık anlaşması |
| to conclude an agreement | anlaşma yapmak |
| to renew agreements | anlaşmaları yenilemek |
| agriculture | tarım |
| agricultural and forestry tractors | tarım ve ormancılıkta kullanılan tekerlekli traktörler |
| agricultural combat research institutes | zirai mücadele ve araştırma enstitüleri |
| agricultural currency unit | tarım hesap birimi |
| agricultural markets | tarımsal piyasalar |
| agricultural prices | tarım fiyatları |
| agricultural quarantine directorates | zirai karantina müdürlükleri |
| agriculture sales co-operatives | tarım satış kooperatifleri |
| Committee of Agricultural Organisations in the European Community | Avrupa Topluluğu Tarımsal Kuruluşlar Komitesi |
| Common Agricultural Policy | Ortak Tarım Politikası |
| common organisation of agricultural markets | ortak tarım piyasaları düzeni |
| European Agricultural Guidance and Guarantee Fund (FEOGA, EAGGF) | Avrupa Tarımsal Yönlendirme ve Garanti Fonu |
| interventions on the agricultural market | tarım piyasasına müdahaleler |
| processed agricultural goods | işlenmiş tarım ürünleri |
| aid | yardım |
| categories of aid | yardım kategorileri |
| state aids | devlet yardımları |
| to provide non-repayable aid | geri ödemesi olmayan yardım sağlamak |
| air | hava |
| air pollution measurement vehicle | hava kirliliği ölçüm aracı |
| air transport | hava taşımacılığı |
| alignment | uyum/ uyumlaştırma |
| to allocate | tahsis etmek, dağıtmak, pay etmek |
| allocated appropriation | tahsis edilen ödenek |
| allocation | tahsisat, dağıtım |
| allocation of funds | fon tahsisatı, fonların tahsisi |
| allowance | tahsisat, ödenek,aylık bağlama,istihkak, tahsis |
| annual allowance | yıllık ödenek |
| family allowance | aile yardımı |
| amendment | değiş(tir)me/ tadil |
| amendment of a provision | bir hükümde değişiklik |
| amendment to a treaty | antlaşmada değişiklik yapılması |
| amount | miktar; tutar, meblağ |
| amount of a compensation | tazminat tutarı |
| amounts devoted to carrying out the programme | programın gerçekleştirilmesi için ayrılan miktar |
| compensatory amount | telâfi edici tutar |
| correction amount | düzeltici tutar |
| minimal amount | asgari tutar |
| up to the amount of their share of capital | kendi sermaye paylarına düşen miktarına kadar |
| analysis | çözümleme/tahlil/ analiz |
| methods of sampling and analysis | numune alma ve tahlil yöntemleri |
| animal | hayvan |
| animal health | hayvan sağlığı |
| animal health and surveillance | hayvan sağlığı ve zabıtası |
| animal health certificate | hayvan sağlığı sertifikası |
| animal husbandry | hayvancılık |
| animal identification code | hayvan tanımlama kodu |
| animal identification system | hayvan kimlik sistemi |
| animal passport | hayvan pasaportu |
| animal waste | hayvansal atık |
| animal welfare | Hayvan refahı |
| domestic animals | yerli hayvanlar, evcil hayvanlar |
| epidemic animal diseases | salgın hayvan hastalıkları |
| rearing animals | yetiştirme amaçlı hayvanlar |
| to announce | duyurmak/ilan etmek |
| commercial announcement | ticarî ilân |
| to annul | iptal etmek |
| anxious to (in resolutions) | arzu ederek; isteyerek (ilke kararlarında) |
| appliance | alet |
| appliances burning gaseous fuels | gaz yakan aletler |
| gas appliances | gaz yakan aletler |
| household appliances | ev aletleri |
| lifting and mechanical handling appliances | kaldırma ve mekanik taşıma araçları |
| application | uygulama, tatbik etme; başvuru |
| application of procedures | usulün uygulanması |
| application of the “polluter pays” principle | “kirleten öder” ilkesinin uygulanması |
| scope of application | uygulama alanı |
| to apply | uygulamak; başvurmak |
| to apply (make) a reduction | indirim uygulamak (yapmak) |
| to apply in its entirety | bütünüyle uygulamak |
| it shall apply from … to … | .. den … e kadar uygulamada kalır |
| appointment | tayin; görevlendirme; ata(n)ma |
| acceptance of appointment | görevin kabul edilmesi |
| appropriate | uygun/münasip |
| to appropriate | ayırmak (ödenek)/tahsis etmek |
| appropriate supervision | uygun denetim |
| where appropriate | uygun olduğu hallerde |
| appropriations | gider, sarf; tasarruf; ödenek |
| appropriation | ödenek |
| appropriations | ödeme emri verilen krediler |
| to approve | onaylamak/tasdik etmek, uygun bulmak/tasvip etmek; kabul etmek |
| approving .. (in recommendations) | onaylayarak, tasvip ederek (tavsiye kararlarında) |
| approves | onaylar, uygun bulur/tasvip eder |
| approval | onay |
| prior approval | ön onay |
| type approval laboratory | tip onay laboratuvarı |
| unanimous approval | oybirliği ile onay, oybirliği ile uygun bulma |
| approval | onay / tasdik / tasvip |
| assent | uygun görüş/muvafakat |
| endorsement | tasdik/doğrulama; onaylama |
| ratification | onay (uluslararası an(t)laşmalarda) |
| approximation | yaklaş(tır)ma |
| approximation of legislation | mevzuatın yaklaştırılması |
| arbitration | tahkim, hakemlik |
| arbitration procedure | tahkim usulü |
| arbitration clause | tahkim hükmü, tahkim şartı, tahkim klozu |
| arbitration committee | tahkim komitesi |
| arbitration committee for consumer problems | tüketici sorunları hakem heyeti |
| award (decision) of an arbitration board | tahkim kurulu kararı |
| grant of licences by arbitration | tahkim yolu ile lisans verilmesi |
| international arbitration | uluslararası tahkim |
| pre-court settlement body (arbitration) | duruşma/ yargılama öncesi çözüm organı (tahkim) |
| aquaculture | su ürünleri yetiştiriciliği/akuakültür |
| area | alan, bölge |
| free trade area | serbest ticaret alanı |
| specially protected environment area | özel çevre koruma alanı |
| under-developed area | az gelişmiş bölgeler |
| wildlife protection area | yaban hayatı koruma alanı |
| arrangement | düzenleme/tanzim |
| administrative arrangements | idari düzenlemeler |
| arrangements having similar effect | eş etkili düzenlemeler |
| customs arrangement | gümrük düzenlemesi |
| duty relief arrangement | gümrük muafiyeti düzenlemesi |
| exchange arrangement | kambiyo rejimi |
| land arrangement | arazi düzenlemesi |
| legal arrangement | yasal düzenleme, hukuki düzenleme |
| Multi-Fibre Agreement (MFA) | Çok Elyaflılar Anlaşması |
| art | sanat, zanaat |
| artisan | küçük sanatkâr |
| article | madde; eşya; parça |
| in particular article(s) … thereof | Özellikle ilgili …. nin … numaralı maddelerini |
| sole article | tek madde |
| assent | rıza; uygun bulma, muvafakat |
| assent of the European Parliament | Avrupa Parlamentosunun uygunluk görüşü |
| assent of the authorities | yetkili makamlarin uygun görmesi, rızası |
| assent procedure | muvafakat usulü |
| assets | varlıklar, değerler,kıymetler; alacaklar, aktifler |
| cultural assets | kültürel varlıklar |
| natural assets | doğal varlıklar |
| assessment | değerle(ndir)me; keşif ve takdir etme |
| conformity assessment | uygunluk değerlendirmesi |
| conformity assesment procedure | uygunluk değerlendirme prosedürü |
| environmental impact assessment | çevresel etki değerlendirmesi |
| mode of assessment | değerlendirme usulleri |
| risk assessment systems | risk değerlendirme sistemleri |
| to assign | ayırmak, tahsis/tayin etmek; devretmek; havale etmek; temlik etmek; terk etmek; ferağ etmek (mal); ciro etmek (senet) |
| tasks assigned to it by the commission | komisyon tarafından kendisine verilen görevler |
| to assign tasks to the commission | komisyonu görevlendirmek |
| assistance | yardım,destek, iane, muavenet |
| mutual assistance | karşılıklı yardım |
| Technical Assistance Information Exchange Office (TAIEX) | Teknik Yardım ve Bilgi Değişim Ofisi |
| association | ortaklık; birlik; dernek |
| associated member | ortak üye |
| associated state | ortak devlet |
| association agreements | ortaklık anlaşmaları |
| EC-Turkey Association Committee | AT – Türkiye Ortaklık Komitesi |
| EC-Turkey Association Council | AT – Türkiye Ortaklık Konseyi |
| association institutions | ortaklık kurumları |
| EC-Turkey Association Agreement | AT-Türkiye Ortaklık Anlaşması |
| European Association of Teachers | Avrupa Öğretmenler Birliği |
| European Free Trade Association (EFTA) | Avrupa Serbest Ticaret Birliği |
| European Venture-Capital Association (EVCA) | Avrupa Risk Sermayesi Birliği |
| purpose of association | ortaklığın gayesi |
| right of association | dernek kurma hakkı |
| to form associations | ortaklıklar kurmak; dernekler kurmak |
| association | ortaklık ; dernek |
| cooperation | işbirliği |
| joint | karma, ortak |
| membership | Üyelik |
| partnership | şirket ; ortaklık (birlikte çalışan iki veya daha fazla birey, örgüt, kuruluş, ülke arasında) |
| asylum | iltica, sığınma |
| asylum seeker | sığınmacı |
| atom | atom |
| European Atomic Energy Community (EAEC-EURATOM) | Avrupa Atom Enerjisi Topluluğu |
| Treaty Establishing the European Atomic Energy Community | Avrupa Atom Enerjisi Topluluğunu Kuran Antlaşma |
| to attain | erişmek, elde etmek; kazanmak |
| attainment of the objectives | amaçlara ulaşılması |
| to attain its objectives | amaçlarına ulaşmak |
| attorneyship | avukatlık |
| audiovisual | görsel-işitsel |
| audit | murakabe, muhasebe denetimi |
| audit on records | kayıtların denetimi |
| auditor | denetçi, murakıp |
| compliance audit | uygunluk denetimi |
| the European Court of Auditors | Avrupa Sayıştayı |
| ex post financial audit body | harcama sonrası denetim yapan birim |
| ex-post external audit | harcama sonrası dış malî denetim |
| ex-post internal audit | harcama sonrası iç malî denetim |
| performance audit | performans denetimi |
| risk audit | risk denetimi |
| author | yazar, müellif |
| author’s royalties | yazarlık hakları |
| authority | otorite, kurum; makam; yetkili; salâhiyet |
| assent of the authorities | yetkili makamların uygun görmesi, rızası, muvafakatı, icazeti, cevap vermesi |
| competent authorities in member states | üye devletlerdeki yetkili makamlar |
| high authority | yüksek otorite |
| national authority | ulusal makam |
| official authorities | resmi merciler |
| regional or local authorities | bölgesel ya da yerel yönetimler |
| authorization | yetki verme/salahiyet, izin |
| authorized dealers in foreign exchange | döviz işlemleri yapma yetkisi almış kişi veya kurumlar |
| authorizing officer | ita amiri |
| exchange authorization | kambiyo izni |
| investment authorization | yatırım izni |
| preliminary authorization | ön izin (topluluk mevzuatından süreli muafiyet) |
| prior authorization | ön izin |
| to revoke an authorization | bir izni yürürlükten kaldırmak, izni geri almak |
| autonomy | özerklik |
| autonomous arrangements | otonom düzenlemeler |
| autonomous tariff | otonom tarife |
| to have financial autonomy | malî özerkliğe sahip olmak |
| award | hakem kararı |
| award of an arbitration board | tahkim kurulu kararı |
| aware (in resolutions) | farkında olarak (ilke kararlarında) |
| B | |
| balance | denge; bakiye; bilanço |
| available balances | kullanılabilir bakiye |
| balance of payments | ödemeler dengesi |
| bank | banka |
| banking commissions | bankacılık komisyonları |
| banking operations (transactions) | bankacılık işlemleri |
| banking profession | bankacılık mesleği |
| board of governors of the bank | banka guvernörler kurulu |
| European Bank of Reconstruction and Development (EBRD) | Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası |
| European Central Bank (ECB) | Avrupa Merkez Bankası |
| European Investment Bank (EIB) | Avrupa Yatırım Bankası |
| liberalisation of banking services | bankacılık hizmetlerinin serbestleşmesi |
| basic | temel |
| basic requirements | temel gerekler |
| basis | esas; ilke, kural; temel, prensip |
| immovable purchased on a time share basis | devre mülk esasında satın alınan taşınmaz |
| on a non-discriminatory basis | ayrımcı olmayan bir temelde, ayrım yapılmaksızın |
| on a reciprocal basis | karşılıklılık temelinde |
| on an equitable basis | hakkaniyet temelinde |
| behalf | adına, namına, yerine |
| on its behalf | kendi adına, kendi namına |
| on behalf of the governments of the member states | üye devletlerin hükümetleri adına |
| benefit | fayda, istifade; kâr; menfaat |
| beneficiary | faydalanan, yararlanan |
| right to benefit | yararlanma/istifade etme hakkı |
| bill | hesap; fatura; senet; poliçe |
| bill of lading | konşimento |
| binding | bağlayıcı |
| to have a binding force | bağlayıcı gücü olmak |
| this regulation shall be binding in its entirety and directly applicable in the member states | bu tüzük üye devletlerde bütünüyle bağlayıcıdır ve doğrudan uygulanır. |
| bio | biyo |
| bio-availability | biyoyararlanım |
| biodegradable | biyolojik olarak parçalanabilen |
| bio-equivalence | biyoeşdeğerlik |
| board | idare meclisi; kurul |
| account experts board | hesap uzmanları kurulu |
| award of an arbitration board | tahkim kurulu kararı |
| Board of Directors of the Bank | Banka Yönetim Kurulu |
| Board of Governors of the Bank | Banka Guvernörler Kurulu |
| decision of an arbitration board | tahkim kurulu kararı |
| body | birim, organ, kuruluş; kurum |
| competent body | yetkili organ, yetkili birim |
| notified body | onaylanmış kuruluş |
| pre-court settlement body (arbitration) | duruşma/ yargılama öncesi çözüm organı (tahkim) |
| status of a body | bir kurumun statüsü, bir organın statüsü |
| to resign as a body | toplu olarak istifa etmek |
| border | sınır, hudut |
| border inspection post | sınır kontrol noktası |
| brand | marka; cins; çeşit |
| brand name | marka adı |
| bribe | Rüşvet |
| bribery | rüşvetçilik |
| corruption | yolsuzluk |
| counterfeit | taklit, sahte |
| fraud | hile, sahtekârlık, dolandırıcılık
|
| to bring an action (before the court) | dava açmak |
| burden | yük, külfet |
| burden-sharing | külfet paylaşımı, masraf paylaşımı |
| cadastre | kadastro |
| business | iş; meşguliyet |
| Business | iş / meşguliyet |
| Career | Kariyer |
| Job | iş / meslek |
| occupation | uğraş (iş veya mesleği kapsar) |
| position | Iş |
| post | Iş |
| profession | meslek (yüksek öğrenim gerektiren iş) |
| work | iş / çalışma |
| C | |
| calibration | kalibrasyon |
| in camera | kapalı(gizli) oturum |
| to cancel | iptal etmek |
| unilateral cancellation | tek taraflı fesih |
| capacity | kapasite, yetenek; ehliyet, yetki; sıfat; hacim; istiap haddi |
| capacity decrease | kapasite indirimi |
| capacity utilisation | kapasite kullanımı |
| competitive capacity | rekabet gücü |
| in one’s personal capacity | kişisel yetkisiyle, kişisel yetkisine dayanarak |
| installed capacity | kurulu güç |
| telephone switchboard capacity | telefon santralı kapasitesi |
| capital | sermaye; fon; anapara |
| capital goods | yatırım malları, sermaye malları |
| capital increase | sermaye artırımı |
| contributions to the capital | sermayeye katılım, sermayeye iştirak |
| fixed capital | sabit sermaye |
| invested capital | yatırıma dönüştürülmüş sermaye |
| liberalisation of movement of capital | sermaye dolaşımının serbestleştirilmesi |
| paid-up capital | ödenmiş sermaye |
| registered capital | kayıtlı sermaye |
| risk capital | risk sermayesi |
| seed capital | çekirdek/başlangıç sermayesi |
| up to the amount of their share of capital | kendi sermaye paylarına düşen miktarına kadar |
| venture capital | risk sermayesi |
| carnet | karne |
| case | durum/vaziyet, hal; mesele; vaka, hadise/olay; dava |
| as the case may be | duruma göre, halin icabına göre |
| case of infringement | ihlâl durumu, ihlâl hali, ihlâl olayı |
| case-law of the european court of justice | avrupa toplulukları adalet divanı içtihadı |
| in case of urgency | acil durumda |
| to investigate a case | bir durumu soruşturmak, bir olayı tahkik etmek |
| cash | nakit, para, efektif |
| cash flow table | nakit akım tablosu |
| in cash or in kind | ayni veya nakdi olarak |
| modified cash system | uyarlanmış nakit esası |
| to cause | neden olmak, sebebiyet vermek |
| to cause a disadvantage | bir zarara sebep olmak, olumsuz duruma sokmak, sorunlara neden olmak |
| to cause a damage | zarara neden olmak |
| to censor | sansür etmek |
| to subject the correspondence to censorship | haberleşmeyi sansüre tâbi tutmak |
| to censure | tenkit etmek, eleştirmek; kınamak |
| motion of censure | gensoru, güvensizlik önergesi |
| to table a motion of censure | gensoru önergesi vermek |
| centre | merkez |
| Euro-Info Centres | Avrupa Bilgi Merkezleri |
| European Monitoring Centre on Racism and Xenophobia (EUMC) | Avrupa Irkçılık ve Yabancı Düşmanlığını İzleme Merkezi |
| innovation relay centres | yenilik aktarım merkezleri |
| cereals | tahıl, hububat |
| certificate | sertifika, vesika, belge; şahadetname |
| A.TR movement certificates | A.TR dolaşım belgeleri |
| certificate of origin | menşe şahadetnamesi |
| certified councillorship | yeminli malî müşavirlik |
| certified copy | onaylı nüsha |
| certificate of warranty | garanti belgesi |
| European Organization for Testing and Certification (EOTC) | Avrupa Test ve Belgelendirme Örgütü |
| laboratory certification | laboratuvar belgelendirmesi |
| testing, certification and inspection institutions | test, belgelendirme ve muayene kuruluşları |
| cessation | durma; ara verme |
| cessation of joint control | ortak denetimin sona erdirilmesi |
| chapter | bölüm, fasıl |
| article | madde |
| chapter | bölüm,fasıl |
| paragraph | fıkra , paragraf |
| subparagraph | bent |
| title | başlık |
| charge | masraf; ücret; vergi; gider; harç; resim |
| assembly charges | montaj masrafları |
| countervailing charges in respect of imports | ithalata konan telâfi edici vergiler |
| repair charges | onarım masrafları, tamir giderleri |
| storage charges | depolama masrafları |
| transit charges | transit geçiş vergileri |
| to choose by lot | kura yoluyla seçmek |
| circulation | devir; dolaşım |
| free circulation | serbest dolaşım |
| goods in free circulation | serbest dolaşımdaki mallar |
| civil | vatandaşlara ait, sivil, medeni |
| civil employment | sivil istihdam |
| civil engineering | inşaat mühendisliği |
| civil law | medeni hukuk |
| civil liability | hukuki sorumluluk |
| civil protection | sivil savunma (afetlere karşı) |
| civil servant | memur |
| European Community civil servants | Avrupa Topluluğu memurları |
| explosive for civil use | sivil amaçlı patlayıcılar |
| rules of civil procedure | medeni usul hukuku kuralları |
| citizen | vatandaş |
| claim | iddia; talep; alacak hakkı |
| to claim | iddia etmek; talep etmek, istemek |
| claim for damages | tazminat talebi |
| to claim a compensation | tazminat istemek |
| clearance | gümrük makbuzu; gümrükleme; tasfiye; takas |
| customs clearance | gümrükleme |
| negative clearance | menfi tespit |
| climate | iklim |
| climate change | iklim değişikliği |
| cluster | küme |
| coal | Kömür |
| coal site | kömür sahası |
| European Coal and Steel Community (ECSC) | Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu |
| code | kanun/yasa, kod |
| code of conduct | davranış kuralları |
| code of good practice | iyi uygulama kodu |
| co-decision | ortak karar |
| co-decision procedure | ortak karar usulü |
| co-finance | ortak finansman |
| cohesion | uyum |
| economic and social cohesion | ekonomik ve sosyal uyum |
| cohesion fund | uyum fonu |
| collective | ortak; toplu; kolektif |
| collective bargaining | toplu sözleşme |
| collective defence | kolektif savunma |
| commandite | komandit (şirket) |
| commerce | ticaret |
| commercial announcement | ticarî ilan |
| commercial property | ticarî mülkiyet |
| commercial usage | ticarî teamül |
| normal bona fide commercial practice | iyiniyetli ticarî uygulama |
| commission | komisyon; komisyoncu/aracı ücreti |
| banking commissions | bankacılık komisyonları |
| commission on guarantees | garanti komisyonları |
| commissions of the European Parliament | Avrupa Parlamentosunun komisyonları |
| joint commission (committee) | karma komisyon (komite) |
| EC-Turkey Joint Parliamentary Commission | AT-Türkiye Karma Parlamento Komisyonu |
| member of the commission | komisyon üyesi |
| Commission | Komisyon |
| Commission Decision | Komisyon Kararı |
| Commission Directive | Komisyon Direktifi |
| Commission proposal | Komisyon tasarısı |
| Commission Recommendation | Komisyon Tavsiye Kararı |
| Commission Regulation | Komisyon Tüzüğü |
| Commissioner | Komisyon Üyesi (Komiser) |
| European Commission | Avrupa Komisyonu |
| President of the European Commission | Avrupa Komisyonu Başkanı |
| should the Commission find | Komisyon … saptarsa |
| commitment | taahhüt/yüklenme; vaat |
| commitment of expenditures | giderlerin taahhüdü |
| long-term commitments | uzun vadeli taahhütler |
| committee | komite, heyet |
| advisory committee | istişari komite, danışma komitesi |
| advisory commitee on restrictive practices and dominant positions | sınırlayıcı uygulamalar ve hakim durumlar danışma kurulu |
| arbitration committee | tahkim komitesi |
| arbitration committee for consumer problems | tüketici sorunları hakem heyeti |
| association committee | ortaklık komitesi |
| conciliation committee | uzlaştırma komitesi |
| Committee of Permanent Representatives (COREPER) | Daimi Temsilciler Komitesi |
| Committee of the Regions | Bölgeler Komitesi |
| consultative committee | danışma/istişare komitesi |
| European Economic and Social Committee | Avrupa Ekonomik ve Sosyal Komitesi |
| economic study committee | ekonomik incelemeler komitesi |
| EC-Turkey Joint Parliamentary Committee | AT-Türkiye Karma Parlamento Komisyonu |
| European Standardization Committee (CEN) | Avrupa Standartlar Komitesi |
| European Electro-Technical Standardization
Committee (CENELEC) |
Avrupa Elektroteknik Standardizasyon Komitesi |
| subcommittee | alt komite |
| to constitute the committee | komiteyi oluşturmak |
| to set up a committee | komite kurmak |
| common | ortak |
| Common Agricultural Policy | Ortak Tarım Politikası |
| common attitude | ortak tavır |
| Common Commercial Policy | Ortak Ticaret Politikası |
| Council Common Position | Konsey Ortak Tutumu |
| Common Customs Tariff (CCT) | Ortak Gümrük Tarifesi |
| Common Customs Tariff Nomenclature | Ortak Gümrük Tarife Nomenklatürü |
| Common Fisheries Policy (CFP) | Ortak Balıkçılık Politikası |
| Common Foreign and Security Policy (CFSP) | Ortak Dış ve Güvenlik Politikası |
| common market | ortak pazar |
| common market organisations | ortak piyasa düzenleri |
| common policies | ortak politikalar |
| Common Position | Ortak Tutum |
| Common Security and Defence Policy (CSDP) | Ortak Güvenlik ve Savunma Politikası |
| Common Transit and Single Administrative Document (SAD) | Ortak Transit ve Tek İdari Belge |
| Common Transport Policy | Ortak Taşımacılık Politikası |
| to proceed by common action | ortak eylemde bulunmak |
| communication | bildirim, tebliğ; iletişim, haberleşme |
| communiqué | tebliğ |
| communication to the parties | taraflara tebliğ etme, bildirme |
| member states shall communicate to the commission their laws, regulations and administrative provisions with regard to the application of this directive | üye devletler bu direktifin uygulanmasıyla ilgili kanun, tüzük ve idari düzenlemelerini komisyona bildirirler |
| community | topluluk |
| Community acts | Topluluk tasarrufları/işlemleri |
| Community formularies | Topluluk formları |
| Community initiative | Topluluk inisiyatifi |
| Community instructions | Topluluk talimatları |
| Community instruments | Topluluk araçları |
| Community law | Topluluk hukuku |
| Community legislation | Topluluk mevzuatı |
| Community Plant Variety Office (CPVO) | Topluluk Bitki Çeşitleri Ofisi |
| Community rules | Topluluk kuralları |
| decision-making procedure of the European Community | Avrupa Topluluğu karar alma usulü |
| European Atomic Energy Community (EAEC-EURATOM) | Avrupa Atom Enerjisi Topluluğu |
| European Coal and Steel Community (ECSC) | Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu |
| European Community (EC) | Avrupa Topluluğu |
| European Community civil servants | Avrupa Topluluğu memurları |
| European Community funds | Avrupa Topluluğu fonları |
| European Community Humanitarian Office (ECHO) | Avrupa Topluluğu İnsani Yardım Ofisi |
| European Community institutions | Avrupa Topluluğu kurumları |
| European Community law | Avrupa Topluluğu hukuku |
| European Community of Consumer Cooperatives (EURO-COOP) | Avrupa Tüketici Kooperatifleri Topluluğu |
| European Community presidency | Avrupa Topluluğu dönem başkanlığı |
| European Community Statistical Office (EUROSTAT) | Avrupa Topluluğu İstatistik Ofisi |
| European Economic Community (EEC) | Avrupa Ekonomik Topluluğu |
| European Defence Community (EDC) | Avrupa Savunma Topluluğu |
| general standard of economic activities | ekonomik faliyetlerin genel sınıflandırılması |
| Official Journal of the European Communities | Avrupa Toplulukları Resmi Gazetesi |
| Programme of Community aid to the countries of Central and Eastern Europe (PHARE) | Orta ve Doğu Avrupa Ülkelerine Topluluk Yardım Programı |
| to safeguard the interests of the Community | Topluluk çıkarlarının korunması |
| Union of Industries of the European Community | Avrupa Topluluğu Sanayileri Birliği |
| company | şirket |
| company law | şirketler hukuku |
| joint stock company | anonim şirket, sermayesi paylara bölünmüş şirket |
| limited liability companies | sınırlı sorumlu şirketler |
| limited liability company | limitet şirket |
| local distribution company | yerel dağıtım şirketi |
| parent company | ana firma |
| profit-making company (firm) | kâr amaçlı şirket |
| transfer of the seat of a company or firm | bir şirketin veya firmanın merkezinin yer değiştirmesi |
| unlimited company (general partnership) | şahıs şirketi (adi şirket) |
| compensation | tazminat, telâfi |
| action for compensation | tazminat davası |
| amount of a compensation | tazminatın tutarı |
| compensation for damage | zararın tazmini |
| compensatory amount | telâfi edici tutar |
| compensatory indemnity | telâfi edici tazminat |
| compensatory levy | telâfi edici vergi |
| to claim a compensation | tazminat istemek |
| competence | salahiyet / yetki; ustalık, yeterlik |
| competent body | yetkili organ/birim, yetkili kuruluş |
| general competence | genel yetki |
| competition | rekabet |
| actual competitor | fiili rakip, fiili rekabetçi |
| competition authority | rekabet kurumu |
| competing industries | rakip sanayiler |
| competing undertaking | rakip teşebbüsler/firmalar |
| competition policy | rekabet politikası |
| competitiveness | rekabet edebilirlik |
| conditions of competition | rekabet koşulları |
| perfect competition | tam rekabet |
| rules on competition | rekabet kuralları |
| unfair competition | haksız rekabet |
| unfair competitive practices | haksız rekabet uygulamaları |
| compilation | derleme |
| complementary | tamamlayıcı/bütünleyici |
| complementary social security scheme | tamamlayıcı sosyal güvenlik sistemi |
| component | unsur, parça, bileşen, |
| fixed component | sabit unsur |
| variable component | değişken unsur |
| compromise | uzlaşma |
| Luxemburg compromise (1966) | Lüksemburg uzlaşması (1966) |
| compulsory | mecburi/zorunlu |
| compulsorily | zorunlu olarak |
| concentration | yoğunlaşma |
| to declare a concentration unlawful | bir yoğunlaşmanın hukuka aykırı olduğunu açıklamak |
| condition | koşul / şart |
| conditions for loans | ödünç verme koşulları |
| European Foundation for the Improvement of Living and Working Conditions | Avrupa Yaşam ve Çalışma Koşullarını İyileştirme Vakfı |
| subject to the conditions | öngörülen koşullara bağlı olarak, öngörülen koşullar uyarınca |
| to be conditional upon | koşuluna bağlı olmak |
| to fulfil a condition | bir koşulu yerine getirmek |
| conduct | davranış; hareket; yürütme |
| serious misconduct | suihal |
| to conduct negotiations | müzakereleri yürütmek |
| to confer | vermek, tevcih etmek |
| powers which are conferred upon it by this treaty | işbu antlaşmayla verilen yetkiler |
| to confer powers | yetkiler vermek |
| to confer rights | haklar vermek |
| within the limits of the powers conferred by this treaty | işbu antlaşmanın verdiği yetkiler dahilinde |
| conference | konferans |
| intergovernmental conference | hükümetlerarası konferans |
| to confirm | tasdik etmek / onaylamak, doğrulamak / teyid etmek |
| confiscation | elkoyma, müsadere |
| conformity | uygunluk |
| CE (Community Europe) conformity marking | CE uygunluk işareti |
| conformity assessment | uygunluk değerlendirmesi |
| conformity assessment and certification bodies | uygunluk değerlendirme ve belgelendirme kuruluşları |
| conformity mark | uygunluk işareti |
| conformity marking | uygunluk işaretlemesi |
| conformity to type | tipe uygunluk beyanı |
| in conformity with the guidelines | kılavuz ilkelerle uyumlu biçimde |
| legal conformity | yasal uygunluk, hukuki uygunluk |
| congestion management | kısıt yönetimi |
| conscious that (in protocol) | bilincinde olarak; farkında olarak (protokollerde kullanılan deyim) |
| consensus | oybirliği |
| to consider | mülahaza etmek, göz önünde bulundurmak, mütalaa etmek |
| considering that (in resolutions) | göz önünde tutarak (ilke kararlarında kullanılan deyim) |
| considers | göz önünde tutar |
| construction | inşaat; yapı; inşa, zihinsel inşa, kurgulama; genel anlamı belirleme ; hukuki belgelerin veya hükümlerin özünü ortaya koyucu yorumlama |
| construction plant and equipment | inşaatlarda kullanılan iş makinaları ve ekipmanları |
| construction products | inşaat malzemeleri |
| constructive abstention | yapıcı çekimserlik |
| consultation | danışma/istişare |
| after consulting the commission | komisyona danıştıktan sonra |
| consultancy | danışmanlık |
| consultation procedure | danışma usulü |
| consultative committee | istişari komite,danışma komitesi |
| Consumers Consultative Committee | Tüketici Danışma Komitesi |
| in consultation with | danışarak, istişare ederek |
| juristconsult | hukuk danışmanı |
| to consume | tüketmek |
| consumer | tüketici |
| arbitration committee for consumer problems | tüketici sorunları hakem heyeti |
| consumer awareness | tüketici bilinci |
| consumer by default | temerrüde düşen satıcı / hizmet sağlayıcı |
| consumer in default | temerrüde düşen tüketici |
| consumer council | tüketici konseyi |
| consumer court | tüketici mahkemesi |
| consumer credit | tüketici kredisi |
| consumer goods | tüketim malları |
| consumer protection policy | tüketicileri koruma politikası |
| Consumers Consultative Committee | Tüketici Danışma Komitesi |
| domestic consumers | yerli tüketiciler |
| durable consumer goods | dayanıklı tüketim malları |
| European Bureau of Consumers Union | Avrupa Tüketici Birlikleri Bürosu |
| European Community of Consumer Cooperatives (EURO-COOP) | Avrupa Tüketici Kooperatifleri Topluluğu |
| private consumption tax | özel tüketim vergisi |
| unfair terms in consumer contracts | tüketici sözleşmelerindeki haksız koşullar |
| contagious | bulaşıcı |
| contagious disease | bulaşıcı hastalık |
| to contaminate | bulaştırmak; kirletmek |
| contaminant | kirletici, bulaşan |
| contact | temas,ilişki |
| in close contact with | ile yakın ilişkide olarak |
| contract | sözleşme |
| contract governed by private law | özel hukuka tâbi sözleşme |
| contract governed by public law | kamu hukukuna tâbi sözleşme |
| contract of limited duration | sınırlı süreli sözleşme |
| contractor | yüklenici |
| contract product | sözleşme konusu ürün |
| contracting parties | âkit taraflar |
| contractual liability | sözleşmeden doğan sorumluluk, akdi sorumluluk |
| contractual licences | sözleşmeye ait lisanslar, akitten doğan lisanslar |
| extracontractual | sözleşme dışı, akit dışı |
| high contracting parties | yüksek âkit taraflar |
| insurance contract | sigorta sözleşmesi, sigorta akdi |
| non-contractual liability | sözleşme dışı sorumluluk |
| relevant market for the contract products | sözleşme konusu ürünler pazarı |
| subcontracting | alt sözleşme, taşeronluk |
| supply contract | tedarik sözleşmesi |
| time-share holiday contract | devre mülk tatil sözleşmesi |
| unfair terms in consumer contracts | tüketici sözleşmelerindeki haksız koşullar |
| control | kontrol/denetim |
| cessation of joint control | ortak denetimin sona erdirilmesi |
| controls on standards | standart denetimleri |
| control | kontrol/ denetim |
| inspection | teftiş (bir iş yeri, kurum ya da insan topluluğu için kullanılır) |
| investigation | araştırma, soruşturma; tahkikat |
| review | gözden geçirme (bir durumu veya sistemi iyileştirmek için kullanılır) |
| supervision | denetim (bir yer, faaliyet ya da insan topluluğu için kullanılılır) |
| surveillance | gözetim (polis, ordu veya yetkili kurum tarafından yapılır) |
| verification | tahkik, doğrulamak |
| convention | sözleşme (uluslararası), kurultay/kongre; gelenek |
| Climate Change Framework Convention (CCFC) | İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi |
| European Convention on Cross Border Television | Avrupa Sınır Ötesi Televizyon Sözleşmesi |
| implementing convention | uygulama sözleşmesi |
| Lomé Convention | Lomé Sözleşmesi |
| Transboundary Environmental Impact Assessment Convention | Sınır Aşan Çevresel Etki Değerlendirmesi Sözleşmesi |
| convict | suçlu/mahkum; |
| to convict | mahkum etmek; suçlamak |
| conviction | mahkumiyet; kanaat ; inanç |
| convinced that (in resolutions, in conventions) | … inanarak (ilke kararlarında, uluslararası sözleşmelerde); kanısına vararak |
| to co-opt | yanına almak, bünyesine almak (eklemek) |
| by cooption | seçim yoluyla |
| cooperation | işbirliği |
| close cooperation | yakın işbirliği |
| cooperation in the fields of justice and home affairs | adalet ve içişleri alanlarında işbirliği |
| cooperation procedure | işbirliği usulü |
| cooperation with the institutions | kurumlarla işbirliği |
| cooperative society | kooperatif ortaklık |
| cross-border cooperation | sınır ötesi işbirliği |
| European Monetary Cooperation Fund (FECOM) | Avrupa Parasal İşbirliği Fonu |
| European Political Cooperation | Avrupa Siyasi İşbirliği |
| judicial cooperation | adli işbirliği |
| methods of cooperation | işbirliği yöntemleri |
| correction | düzeltme |
| correction amount | düzeltici tutar |
| correspondence | yazışma, haberleşme |
| official correspondence | resmi yazışma |
| to subject the correspondence to censorship | haberleşmeyi sansüre tabi tutmak |
| corruption | yolsuzluk |
| cost | maliyet; masraf |
| cost-benefit analysis | fayda-maliyet analizi |
| cost accounting | maliyet muhasebesi |
| stranded cost | yükümlenilen maliyet |
| council | konsey, meclis |
| Council | Konsey |
| for the Council | Konsey adına |
| act of the Council | Konsey tasarrufu/işlemi |
| association council | ortaklık konseyi |
| Committee of Ministers of the Council of Europe | Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi |
| Council Common Position | Konsey Ortak Tutumu |
| Council Conclusions | Konsey Sonuç Belgesi |
| Council Decision | Konsey Kararı |
| Council Decision of (Day-Month- Year)………………….. (Year/Number/EC) | (Gün-Ay- Yıl) tarihli, …….
(Yıl/Sayı/AT) sayılı Konsey Kararı |
| Council Declaration | Konsey Bildirisi |
| Council Directive | Konsey Direktifi |
| Council Framework Decision | Konsey Çerçeve Kararı |
| Council Joint Action ../../CFSP of … on … | ../../ ODGP sayılı Konsey Ortak Eylemi |
| Council of Europe | Avrupa Konseyi |
| Council of European Municipalities | Avrupa Belediyeler Konseyi |
| Council of the European Union (Council of Ministers) | Avrupa Birliği Konseyi (Bakanlar Konseyi) |
| Council of Ministers | Bakanlar Konseyi |
| Council Recommendation | Konsey Tavsiye Kararı |
| Council Regulation | Konsey Tüzüğü |
| Council Regulation (..) no ../.. of … | ,,,sayılı ve ,,, tarihli Konsey Tüzüğü |
| Council Resolution | Konsey İlke Kararı |
| Decision-Making Procedure of the Council of the European Union | AB Konseyi Karar Alma Usulü |
| European Council | Avrupa Devlet ve Hükümet Başkanları Konseyi |
| European Regions Council | Avrupa Bölgeler Konseyi |
| General Affairs Council | Genel İşler Konseyi |
| Secretariat General of the Council (of the European Union) | AB Konseyi Genel Sekreterliği |
| measures taken by the council | Konsey tarafından alınan önlemler |
| municipal council | belediye meclisi |
| session of the council of ministers | bakanlar konseyi toplantısı |
| special council of ministers | bakanlar özel konseyi |
| to review the legality of acts of the Council | Konsey tasarruflarının hukuka uygunluğunu denetlemek |
| counterfeit | sahte; taklit |
| countervailing | telâfi edici |
| countervailing charges in respect of imports | ithalata konan telâfi edici vergiler |
| countervailing import duties | ithalatta telâfi edici vergiler |
| countervailing measures | telâfi edici önlemler |
| country | ülke |
| African, Caribbean and Pasific countries | Afrika, Karayip ve Pasifik ülkeleri |
| country where the establishment is effected | yerleşim ülkesi |
| court | mahkeme |
| Court of First Instance of the European Communities (CFI) | Avrupa Toplulukları İlk Derece Mahkemesi |
| Court of Justice of the European Communities | Avrupa Toplulukları Adalet Divanı |
| Decisions of the Court | Divan Kararları |
| European Court of Auditors | Avrupa Sayıştayı |
| hearing in court | celse / duruşma |
| International Court of Justice (ICJ) | Uluslararası Adalet Divanı(Lahey Divanı) |
| pre-court settlement body (arbitration) | yargılama / duruşma öncesi çözüm organı (tahkim) |
| preliminary ruling | ön karar |
| to bring an action (before the court) | dava açmak |
| to submit a dispute to the court of justice | bir uyuşmazlığı adalet divanına götürmek |
| within the terms of the judgment of the court | divan kararı (hükmü) çerçevesinde |
| crime | suç |
| organised crime | örgütlü suç |
| cultural | kültürel |
| cultural assets | kültürel varlıklar |
| cultural goods | kültürel mallar |
| law on the protection of cultural and natural heritage | kültür ve tabiat varlıklarını koruma kanunu |
| movable and immovable cultural and natural properties | taşınır ve taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları |
| culture | kültür/ekin |
| current | cari |
| balance of current accounts | cari işlemler dengesi |
| customs | gümrük |
| absence of customs protection | gümrük korumasının yokluğu |
| common customs tariff | ortak gümrük tarifesi |
| Common Customs Tariff Nomenclature | Ortak Gümrük Tarife Nomenklatürü |
| customs arrangement | gümrük düzenlemesi |
| customs barrier | gümrük engeli |
| customs clearance | gümrükleme |
| customs code | gümrük kodu |
| customs duties | gümrük vergileri |
| customs duties of a fiscal nature | malî nitelikli gümrük vergileri |
| customs duty exemption | gümrük muafiyeti |
| customs protection | gümrük vergileri ile koruma |
| customs receipt | gümrük makbuzu |
| customs regime | gümrük rejimi |
| customs territory | gümrük bölgesi |
| customs union | gümrük birliği |
| customs union joint committee | gümrük birliği ortak komitesi |
| customs value | gümrük kıymeti |
| establishment of a customs union | bir gümrük birliğinin kurulması |
| Integrated Customs Tariff of the European Communities (TARIC) | Avrupa Toplulukları Entegre Gümrük Tarifesi |
| reduction of customs duties | gümrük vergilerinin indirilmesi |
| relief from (free of) customs duties | gümrük vergilerinden muafiyet |
| D | |
| damage | zarar |
| claim for damages | tazminat talebi |
| compensation for damage | zararların tazmini |
| to make good a damage | zararı gidermek |
| data | veri |
| data processing | veri işleme |
| database | veritabanı |
| computerized database | bilgisayar destekli veritabanı |
| date | tarih, gün |
| to run only from this date | ancak (sadece) bu tarihten itibaren işlemeye başlamak üzere |
| deadline | süre bitimi |
| debt | borç |
| external debt | dış borç |
| external debt monitoring report | dış borç izleme raporu |
| foreign indebtment | dış borçlanma |
| public debt accountant | kamu borçları saymanı |
| to decide | karar vermek |
| has decided as follows | aşağıdaki gibi karar vermiştir |
| have decided to conclude this agreement | işbu anlaşmayı imzalamaya karar vermiştir |
| decision | karar |
| Commission Decision | Komisyon Kararı |
| Council Decision | Konsey Kararı |
| decision of an arbitration board | tahkim kurulu kararı |
| decision-making procedure of the European Community | Avrupa Topluluğunun karar alma usulü |
| decision-making procedure of the Council of the European Union | Avrupa Birliği Konseyi karar alma usulü |
| decisions of the Court | Divan kararları |
| draft decision submitted by the Commission | Komisyon tarafından sunulan taslak karar |
| ECSC General Decision | AKÇT Genel Kararı |
| failure to take decision | karar alamama |
| power to take decision | karar alma yetkisi |
| reasoned decision | gerekçeli karar |
| this decision is addressed to the Member States | bu karar Üye Devletlere yöneliktir |
| this decision shall take effect on … | bu karar … tarihinde yürürlüğe girer |
| to defer the decision | kararı ertelemek |
| to rectify a decision | bir kararı düzeltmek |
| to take a decision | bir karar almak |
| communication | bildirim / tebliğ |
| decision | karar |
| directive | direktif |
| opinion | görüş |
| recommendation | tavsiye kararı |
| regulation | tüzük |
| resolution | ilke kararı |
| to declare | beyan etmek, bildirmek |
| act declared void | hükümsüzlüğü açıklanan karar |
| declaration | bildiri |
| declaration of intent | niyet bildirisi |
| regulation declared void | hükümsüzlüğü açıklanan tüzük, hükümsüz olduğu bildirilen tüzük |
| to defer | ertelemek; geciktirmek |
| to defer the decision | kararı ertelemek |
| deficit | açık; eksik |
| trade balance deficit | dış ticaret açığı |
| to deliver | teslim etmek |
| delivery | mal teslimi |
| delivery terms | teslim koşulları |
| to deliver opinion | görüş bildirmek |
| derogation | derogasyon |
| save for the exceptions or derogations provided for | öngörülen muafiyetler ya da derogasyonlar saklı kalmak kaydıyla |
| derogation | Derogasyon |
| exemption | Muafiyet |
| Free | Muaf |
| relief | muafiyet (vergide) |
| desiring to | arzusuyla; isteğiyle |
| desirous of (in recommendations) | arzusuyla (tavsiye kararlarında) |
| development | gelişme; kalkınma |
| development activities | kalkınma faaliyetleri |
| European Development Fund(EDF) | Avrupa Kalkınma Fonu |
| European Regional Development Fund (ERDF) | Avrupa Bölgesel Kalkınma Fonu |
| inter-regional differences in terms of development | bölgeler arası gelişmişlik farkları |
| National Development Plan (NDP) | ulusal kalkınma planı |
| priority regions for development | kalkınmada öncelikli yöreler |
| sustainable development | sürdürülebilir kalkınma |
| to sustain development | kalkınmayı sürdürmek |
| under-developed areas | az gelişmiş bölgeler |
| digital | sayısal |
| diploma | diploma |
| diploma equivalance | diploma denkliği |
| device | cihaz; alet; gereç |
| active implantable medical devices | vücuda yerleştirilebilir aktif tıbbi cihazlar |
| medical devices | tıbbi cihazlar |
| to differ | farklı olmak; benzememek |
| elevation difference | yükselti farkı |
| difficulty | güçlük |
| to encounter difficulties | güçlüklerle karşılaşmak |
| direct | doğrudan |
| direct applicability | doğrudan uygulanabilirlik |
| direct effect | doğrudan etki |
| direct income support | doğrudan gelir desteği |
| directive | direktif |
| by means of directives | direktifler vasıtasıyla, aracılığıyla |
| Commission Directive | Komisyon Direktifi |
| Council Directive | Konsey Direktifi |
| Directive Year/Number/EC of the European Parliament and of the Council of Day-Month-Year…….. | ……. hakkında…….. tarih ve
Yıl/Sayı/AT sayılı Avrupa Parlamentosu ve Konsey Direktifi |
| New Approach Directives | Yeni Yaklaşım Direktifleri |
| Old Approach Directives | Klasik Yaklaşım Direktifleri |
| the purpose of this Directive is to.. | bu Direktifin amacı .. |
| disadvantage | dezavantaj; zarar |
| to cause a disadvantage | bir zarara sebep olmak, olumsuz duruma sokmak |
| disbursement | ödeme; harcama; hediye; paylaştırma |
| chief of disbursement | ita amiri |
| disclosure | açıklama ; ifşaat |
| to discriminate | ayrım yapmak |
| discrimination | ayrımcılık |
| on a non-discriminatory basis | ayrımcı olmayan bir temelde |
| non-discrimination principle | ayrımcılık yapmama ilkesi |
| to dispose | sürmek; yok etmek; bertaraf etmek; kullanmak; tasarruf etmek |
| disposal of products | ürünlerin pazara sürümü; ürünlerin (imha) bertaraf edilmesi |
| recycling and disposing of wastes | atıkların geri dönüşümü ve imha edilmesi |
| safe disposal of nonrecoverable waste, residues | geri dönüşümsüz atıkların güvenli bertaraf edilmesi |
| dispute | tartışma, münakaşa; uyuşmazlık |
| settlement of disputes | anlaşmazlıkların halli/uyuşmazlıkların çözümü |
| to have jurisdiction in disputes | uyuşmazlıklara bakma yetkisine sahip olmak |
| to submit a dispute to the Court of Justice | bir uyuşmazlığı Adalet Divanına götürmek |
| distortion | bozulma |
| to distribute | dağıtmak; bölüştürmek; paylaştırmak |
| distributor | dağıtıcı |
| exclusive distribution agreements | tek elden dağıtım anlaşmaları |
| local distribution company | yerel dağıtım şirketi |
| diversification | farklılaşma; çeşitlilik; farklılık |
| diversification of resources | kaynakların çeşitlendirilmesi |
| document | belge |
| Common Transit and Single Administrative Document (SAD) | Ortak Transit ve Tek İdari Belge |
| domestic | iç; evsel; yerli; yurtiçi |
| domestic wastewater | evsel atıksu |
| labelling of domestic appliances | ev aletlerinin etiketlendirilmesi |
| domicile | ikametgâh |
| done at Brussels | Brüksel ( ’de yapılmıştır/ imzalanmıştır) |
| draft | taslak |
| draft opinion | taslak görüş |
| draft | taslak |
| Proposal | tasarı |
| drug | uyuşturucu; ilaç |
| European Monitoring Centre for Drugs and Drug Addiction (EMCDDA) | Avrupa Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığını İzleme Merkezi |
| illicit use of drugs | yasa dışı uyuşturucu madde kullanımı |
| illegal trafficking in drugs | yasa dışı uyuşturucu madde ticareti |
| dumping | damping |
| dumping of waste at sea | atıkların denize verilmesi |
| duty | vergi; vazife/görev |
| countervailing import duties | ithalatta telâfi edici vergiler |
| duty relief arrangement | gümrük muafiyet düzenlemesi |
| E | |
| earnings | kazanç; kâr; gelir, ücret |
| individual earnings | bireysel kazanç |
| economic | ekonomik/iktisadi |
| categories of economic activity | ekonomik faaliyet kategorileri |
| Economic and Monetary Union | Ekonomik ve Parasal Birlik |
| European Economic and Social Committee | Avrupa Ekonomik ve Sosyal Komitesi |
| economic equilibrium | ekonomik denge |
| economic study committee | ekonomik inceleme komitesi |
| European Economic Area (EEA) | Avrupa Ekonomik Alanı |
| European Economic Community (EEC) | Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET) |
| exclusive economic zone | münhasır ekonomik bölge |
| general standard of economic activities | ekonomik faaliyetlerin genel sınıflandırılması |
| standing committee for economic and commercial cooperation | ekonomik ve ticarî işbirliği daimi komitesi |
| effect | etki |
| arrangements having similar effect | eş etkili düzenlemeler |
| country where the establishment is effected | yerleşim ülkesi |
| to put into effect | yürürlüğe koymak, uygulamaya koymak |
| electrical | elektrikli; elektriksel |
| electrical equipment | elektrikli teçhizat |
| electrical hazard | elektriksel teklike |
| electrical material | elektrikli materyaller |
| electrical risk | elektriksel risk |
| electromagnetic compatibility | elektromanyetik uyumluluk |
| to emphasize | vurgulamak |
| emphasises the interest in | önemini (yararını) vurgular |
| to employ | istihdam etmek; çalıştırmak |
| employee | çalışan |
| employer | işveren |
| employment | istihdam |
| civil employment | sivil istihdam |
| European Employment Strategy (EES) | Avrupa İstihdam Stratejisi |
| hidden (disguised) unemployment | gizli işsizlik |
| level of employment | istihdam düzeyi |
| to bring offers of employment into touch with applications for employment | iş gücü arzı ve talebini bir araya getirmek |
| to safeguard the continuity of employment | istihdamın devamlılığını korumak |
| underemployment | eksik istihdam |
| unemployed | işsiz |
| unemployment | işsizlik |
| unregistered employment | kayıt dışı istihdam |
| registered employment | kayıtlı istihdam |
| enactment | yasalaştırma/ kanun yapma |
| energy | enerji |
| energy efficiency | enerji verimliliği |
| energy manager | enerji yöneticisi |
| energy sales and treasury guarantee agreements | enerji satış ve hazine garantisi anlaşmaları |
| renewable energy resources | yenilenebilir enerji kaynakları |
| enforcement | icra etme; yürütme, uygulamaya koyma; etkili hale getirme |
| law enforcement personnel | yasa uygulayıcıları |
| enlargement | genişleme |
| enlargement of quotas | kotaların genişletilmesi |
| to enter into force | yürürlüğe girmek |
| enterprise | teşebbüs / girişim, işletme, firma |
| European Centre for Public Enterprise (CEEP) | Avrupa Kamu İşletmeleri Merkezi |
| European Charter for Small Enterprises | Küçük İşletmelere Yönelik Avrupa Sözleşmesi |
| inter-enterprise agreement | işletmeler / firmalar arası anlaşma |
| Multi Annual Programme for Enterprise and Entrepreneurship | Işletmeler ve Girişimcilik Çok Yıllı Programı |
| notification of inter-enterprise agreement | işletmeler / firmalar arası anlaşmaya ilişkin bildirim |
| entry | giriş; sınır |
| after the entry into force | yürürlüğe girmesinden (girdikten) sonra, yürürlüğe girmesini takiben |
| entry point | sınır kapısı |
| entry price | giriş fiyatı |
| entrepreneur | girişimci, müteşebbis |
| entrepreneurship | girişimcilik |
| to entrust | vermek, tevdi etmek |
| entrusted tasks | verilen görevler |
| to entrust a task | bir görev vermek |
| undertakings entrusted with the operation | faaliyetin yürütülmesi ile görevlendirilmiş işletmeler |
| environment | çevre |
| environment policy | çevre politikası |
| environmental auditing | çevre denetimi |
| environmental impact assessment | çevresel etki değerlendirmesi |
| environmental management | çevre yönetimi |
| European Environment Agency | Avrupa Çevre Ajansı |
| receiving environment | alıcı ortam |
| specially protected environment areas | özel çevre koruma alanları |
| Transboundary Environmental
İmpact Assessment Convention |
Sınıraşan Çevresel Etki Değerlendirmesi Sözleşmesi |
| equilibrium | denge |
| economic equilibrium | ekonomik denge |
| external equilibrium | dış denge |
| equipment | ekipman |
| personal protective equipment | kişisel korunma ekipmanı |
| establishment | yerleşme; kuruluş, tesis |
| country where the establishment is effected | yerleşim ülkesi |
| freedom of establishment | yerleşme özgürlüğü (serbestisi) |
| right of establishment | yerleşme hakkı |
| establishment | kuruluş |
| institution | kurum |
| Europe | Avrupa |
| assent of the European Parliament | Avrupa Parlamentosunun uygun bulması |
| Central and Eastern European Countries (CEEC) | Orta ve Doğu Avrupa Ülkeleri |
| commissions of the European Parliament | Avrupa Parlamentosunun komisyonları |
| Committee of Ministers of the Council of Europe | Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi |
| Council of Europe1 | Avrupa Konseyi |
| Council of European Municipalities | Avrupa Belediyeler Konseyi |
| Council of the European Union (Council of Ministers) | Avrupa Birliği Konseyi (Bakanlar Konseyi) |
| Court of Justice of the European Communities | Avrupa Toplulukları Adalet Divanı |
| Euro-Info Centres | Avrupa Bilgi Merkezleri |
| Eurochambers | Avrupa Ticaret ve Sanayi Odaları Birliği |
| Europartenariat | Europartenariat (az gelişmiş bölgelerin gelişmesini destekleme programı) |
| Europe Agreement | Avrupa Anlaşması |
| European arrest warrant | Avrupa tutuklama emri (belgesi) |
| European Association of Teachers | Avrupa Öğretmenler Birliği |
| European Bank of Reconstruction and Development (EBRD) | Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası |
| European Broadcasting Union (EBU-Eurovision) | Avrupa Yayın Birliği |
| European Central Bank | Avrupa Merkez Bankası |
| European citizenship | Avrupa vatandaşlığı |
| European Charter for Small Enterprises | Küçük İşletmelere Yönelik Avrupa Sözleşmesi |
| European Coal and Steel Community (ECSC) | Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu |
| European Police Office (Europol) | Avrupa Polis Ofisi |
| European Reconstruction Agency (ERA) | Avrupa Yeniden Yapılandırma Ajansı |
| European Standardization Committee (CEN) | Avrupa Standartlar Komitesi |
| European Communities | Avrupa Toplulukları |
| European Community (EC) | Avrupa Topluluğu |
| Eeuropean Community law | Avrupa Topluluğu hukuku |
| European Convention on Cross Border Television | Avrupa Sınır Ötesi Televizyon Sözleşmesi |
| European Cooperation İn the Field of Scientific and Technical Research (COST) | Avrupa Bilimsel ve Teknik Araştırma Alanında İşbirliği |
| European Council | Avrupa Devlet ve Hükümet Başkanları Konseyi |
| European currency snake | Avrupa para yılanı |
| European Democratic group | Avrupa Demokrat grubu |
| European Democratic Union | Avrupa Demokratik Birliği |
| European Economic Community (EEC) | Avrupa Ekonomik Topluluğu |
| European Electro-Technical Standardization Committee (CENELEC) | Avrupa Elektroteknik Standardizasyon Komitesi |
| European Foundation for Science | Avrupa Bilim Vakfı |
| European Foundation for the Improvements of Life and Working Conditions | Avrupa Yaşam ve Çalışma Koşullarını İyileştirme Vakfı |
| European Free Trade Association (EFTA) | Avrupa Serbest Ticaret Birliği |
| European hymn | Avrupa marşı |
| European interest groups | Avrupa çıkar grupları |
| European Investment Bank (EIB) | Avrupa Yatırım Bankası |
| European Monetary Cooperation Fund (FECOM) | Avrupa Parasal İşbirliği Fonu |
| European Monetary System (EMS) | Avrupa Para Sistemi |
| European Ombudsman | Avrupa Ombudsmanı |
| European Organization for Testing and Certification (EOTC) | Avrupa Test ve Belgelendirme Organizasyonu |
| European Parliament | Avrupa Parlamentosu |
| European Parliament Internal Regulation | Avrupa Parlamentosu İç Tüzüğü |
| European Parliament Resolution | Avrupa Parlamentosu İlke Kararı |
| European Parliament Sittings Official Reports | Avrupa Parlamentosu Resmi Oturum Tutanakları |
| European Patent Office | Avrupa Patent Ofisi |
| European Patent Organisation | Avrupa Patent Örgütü |
| European People’s Party | Avrupa Halk Partisi |
| European Political Cooperation | Avrupa Siyasi İşbirliği |
| European Productivity Agency | Avrupa Verimlilik Ajansı |
| European Refugee Fund | Avrupa Mülteci Fonu |
| European Regional Development Fund (ERDF) | Avrupa Bölgesel Kalkınma Fonu |
| European Regions Council | Avrupa Bölgeler Konseyi |
| European Security and Defence Policy (ESDP) | Avrupa Güvenlik ve Savunma Politikası |
| European Single Market | Avrupa Tek Pazarı |
| European Social Fund (ESF) | Avrupa Sosyal Fonu |
| European Space Agency (ESA) | Avrupa Uzay Ajansı |
| European Space Research Organisation (ESRO) | Avrupa Uzay Araştırma Örgütü |
| European Telecommunication Standards Committee (ETSI) | Avrupa Telekomünikasyon Standartları Komitesi |
| European Trade Unions Confederation (ETUC) | Avrupa İşçi Sendikaları Konfederasyonu |
| European Union (EU) | Avrupa Birliği |
| European Union Charter of Fundamental Rights | Avrupa Birliği Temel Haklar Şartı |
| European unit of account | Avrupa hesap birimi |
| European University Institute (EUI) | Avrupa Üniversite Enstitüsü |
| Multi-speed Europe | Çok Vitesli Avrupa |
| Official Journal of the European Union2 | Avrupa Birliği Resmi Gazetesi |
| Partial European Agreements | Avrupa Kısmi Anlaşmaları |
| President of the European Parliament | Avrupa Parlamentosu Başkanı |
| Single European Act (SEA) | Avrupa Tek Senedi |
| Treaty Establishing the European Atomic Energy Community | Avrupa Atom Enerjisi Topluluğunu Kuran Antlaşma |
| South East European Stability Pact | Güney Doğu Avrupa İstikrar Paktı |
| Treaty Establishing the European Coal and Steel Community | Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğunu Kuran Antlaşma |
| Treaty Establishing the European Economic Community | Avrupa Ekonomik Topluluğunu Kuran Antlaşma |
| Treaty on European Union (TEU) | Avrupa Birliği Antlaşması |
| Union of Industrial and Employers’ Confederations of Europe (UNICE) | Avrupa Sanayici ve İşveren Konfederasyonları Birliği |
| Variable Geometry Europe | Değişken Geometrili Avrupa |
| Western European Union (WEU) | Batı Avrupa Birliği |
| to evaluate | değerlendirmek |
| to evaluate all relevant factors | bütün ilgili faktörleri değerlendirmek |
| exemption | muafiyet |
| block exemption | grup muafiyeti |
| exempting regulation | muafiyet tüzüğü |
| individual exemption | bireysel muafiyet |
| tax exemption | vergi muafiyeti |
| to expand | genişle(t)mek; büyü(t)mek |
| progressive expansion of the trade | ticaretin giderek artması |
| expenditure | gider; harcama; masraf |
| assessment of expenditure | gider tahakkuku |
| classification of expenditures | harcamaların sınıflandırılması |
| commitment of expenditure | gider taahhüdü |
| compulsory expenditure | zorunlu harcama |
| expenditure order | harcama emri |
| non-compulsory expenditure | zorunlu olmayan harcama |
| payment of expenditures | giderlerin ödenmesi |
| public expenditure | kamu harcamaları |
| tax expenditure | vergi gideri |
| to expire | sona ermek; süresi dolmak |
| it shall expire on .. | … süresi … tarihinde dolar |
| export | ihraç |
| export levy | ihracat prelevmanı |
| export promotion | ihracatın teşviki |
| export refunds (restitution) | ihracat iadeleri |
| export restrictions | ihracat kısıtlamaları |
| export subsidy | ihracat sübvansiyonu (desteği) |
| export tax refund | ihracatta vergi iadesi |
| export volume | ihracat hacmi |
| temporary export | geçici ihracat |
| expulsion | sınır dışı etme; ihraç etme; tart etme, çıkarma |
| external | dış |
| external debt monitoring report | dış borç izleme raporu |
| external equilibrium | dış denge |
| external financial stability | dış malî istikrar |
| evaluation | değerlendirme |
| ex-ante evaluation | ön değerlendirme |
| ex-post evaluation | nihai değerlendirme |
| mid-term evaluation | ara değerlendirme |
| F | |
| fact | vakıa/olay, davanın maddi unsurları |
| in law or in fact | hukuken veya fiilen |
| factor | faktör; sebep, etken, amil |
| factors of production | üretim faktörleri |
| to fail | yapmamak; ihmal etmek; başaramamak |
| action for failure to act | hareketsizlik davası |
| to fail to act | hareketsiz kalmak, savsaklamak |
| to fail to fulfil an obligation | bir yükümlülüğü yerine getirmekten kaçınmak |
| failure to act | hareketsizlik, işlemden kaçınma |
| failure to take decision | karar alamama |
| farm | çiftlik |
| farmer registrations | çiftçi kayıtları |
| farm accounting data network | çiftlik muhasebesi veri ağı |
| farmers register system | çiftçi kayıt sistemi |
| fish farm | balık çiftliği |
| stockfarming | besicilik |
| feasibility | yapılabilirlik/ fizibilite |
| feasibility report | fizibilite raporu |
| feasibility studies | fizibilite çalışmaları |
| federation | federasyon |
| European Trade Unions Confederation (ETUC) | Avrupa İşçi Sendikaları Konfederasyonu |
| finance | maliye, finansman |
| financing investment trust | finansman yatırım ortaklığı |
| joint financing | ortak finansman |
| SME finance facility | KOBİ finansman imkanı |
| Central Finance and Contracts Unit (CFCU) | Merkezi Finans ve İhaleler Birimi |
| sources of finance | finansman kaynakları |
| financial | finansal, malî |
| close of financial year | malî yılın kapanması |
| current financial year | içinde bulunulan malî yıl |
| ex post financial audit body | harcama sonrası denetim yapan birim |
| external financial stability | dış malî istikrar |
| financial protocol | malî protokol |
| financial regularity | malî uygunluk |
| financial regulation | malî tüzük |
| financial statement | malî bildirim |
| financial tasks | malî görevler |
| financial year | bütçe yılı; malî yıl |
| review of financial statements | malî bildirimlerin incelenmesi |
| suspicious financial transactions | şüpheli malî işlemler |
| to have financial autonomy | malî özerkliğe sahip olmak |
| to take care not to prejudice the financial stability | malî istikrarı tehlikeye düşürmemeye özen göstermek |
| fiscal | malî |
| customs duties of a fiscal nature | malî nitelikli gümrük vergileri |
| exclusively fiscal nature | münhasıran malî nitelikli |
| semi-fiscal transaction | yarı malî işlem |
| fish | balık |
| Common Fisheries Policy (CFP) | Ortak Balıkçılık Politikası |
| fish farm | balık çiftliği |
| fisheries co-management | ortak balıkçılık yönetimi |
| fisheries management | balıkçılık yönetimi |
| food | gıda, besin |
| European Food Safety Authority (EFSA ) | Avrupa Gıda Güvenliği Kurumu |
| food safety | gıda güvenliği |
| food safety action plan | gıda güvenliği eylem planı |
| foodstuffs | gıda maddeleri |
| foodstuff laboratories | gıda laboratuvarları |
| force | güç, kuvvet; etki; cebir |
| after the entry into force | yürürlüğe girmesinden (girdikten) sonra, yürürlüğe girmesini takiben |
| labour force | iş gücü |
| Rapid Reaction Force | Acil Müdahale Gücü |
| this regulation shall enter into force on | bu tüzük … tarihinde yürürlüğe girer |
| to have a binding force | bağlayıcı olmak |
| forest | orman |
| forestation | ağaçlandırma |
| foundation | vakıf; temel |
| European Foundation | Avrupa Vakfı |
| European Foundation for Science | Avrupa Bilim Vakfı |
| European Foundation for the Improvement of Life and Working Conditions | Avrupa Yaşam ve Çalışma Koşullarını İyileştirme Vakfı |
| framework | çerçeve |
| Climate Change Framework Convention (CCFC) | İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi |
| Community Support Framework (CSF) | Topluluk Destek Çerçevesi |
| within the framework of the task | görev çerçevesinde |
| fraud | hile, sahtekârlık, dolandırıcılık |
| European Anti-fraud Office (OLAF) | Avrupa Sahtekârlıkla Mücadele Bürosu |
| free | serbest |
| European Free Trade Association (EFTA) | Avrupa Serbest Ticaret Birliği |
| free circulation | serbest dolaşım |
| free movement of goods | malların serbest dolaşımı |
| free movement of persons | kişilerin serbest dolaşımı |
| free movement of services | hizmetlerin serbest dolaşımı |
| free movement of capital | sermayenin serbest dolaşımı |
| free movement of workers | işçilerin serbest dolaşımı |
| free repair | ücretsiz onarım |
| free trade agreement | serbest ticaret anlaşması |
| free trade area | serbest ticaret alanı |
| free trade zone | serbest ticaret bölgesi |
| goods in free circulation | serbest dolaşımdaki mallar |
| relief from (free of) customs duties | gümrük vergilerinden muafiyet |
| the right to move freely | serbestçe yer değiştirme hakkı |
| freedom | özgürlük / serbestlik |
| freedom of establishment | yerleşme özgürlüğü / serbestisi |
| freedom of movement of persons | kişilerin dolaşım özgürlüğü / serbestisi |
| freedom of movement for workers | işçilerin dolaşım özgürlüğü / serbestisi |
| freedom to provide services | hizmet sunma özgürlüğü / serbestisi |
| fund | fon |
| credit guarantee fund | kredi garanti fonu |
| European Community funds | Avrupa Topluluğu fonları |
| European Development Fund (EDF) | Avrupa Kalkınma Fonu |
| European Monetary Cooperation Fund (FECOM) | Avrupa Parasal İşbirliği Fonu |
| European Refugee Fund | Avrupa Mülteci Fonu |
| European Regional Development Fund (ERDF) | Avrupa Bölgesel Kalkınma Fonu |
| European Social Fund (ESF) | Avrupa Sosyal Fonu |
| revolving fund | döner sermaye |
| G | |
| gas | gaz |
| greenhouse gas | sera gazı |
| geography | coğrafya |
| geographical information system | coğrafi bilgi sistemi |
| geographical signs | coğrafi işaretler |
| global | global, küresel |
| Global Environmental Facility (GEF) | Küresel Çevre İmkanı |
| globalisation | küreselleşme |
| global warming | küresel ısınma |
| good | iyi |
| code of good practice | iyi uygulama kodu |
| guidelines of good clinical practice | iyi klinik uygulamaları kılavuzu |
| guidelines of good laboratory practice | iyi laboratuvar uygulamaları kılavuzu |
| to make good a damage | zararı gidermek |
| goods | mallar |
| capital goods | yatırım malları |
| counterfeit goods | sahte mallar; taklit mallar |
| defective goods | ayıplı mallar |
| durable consumer goods | dayanıklı tüketim malları |
| finished goods | nihai mallar |
| free movement of goods | malların serbest dolaşımı |
| good laboratory practice | iyi laboratuvar uygulamaları |
| goods in free circulation | serbest dolaşımdaki mallar |
| intangible goods | gayrimaddi mallar |
| intermediate goods | ara malları |
| manufactured goods | mamul mallar |
| pirated goods | korsan mallar |
| replacement of goods | malın yenisi ile değiştirilmesi |
| trade in goods | mal ticareti |
| to govern | idare etmek / yönetmek |
| board of governors of the bank | banka guvernörler kurulu |
| central government | merkezi hükümet |
| contract governed by private law | özel hukuk sözleşmesi |
| contract governed by public law | kamu hukuku sözleşmesi |
| governance | yönetişim |
| local government | yerel yönetim |
| rules governing the system of property ownership | mülkiyet rejimini belirleyen (düzenleyen) kurallar |
| grant | hibe; imtiyaz; verme; bahşetme |
| grant of licences | lisans verilmesi |
| grant of licences by arbitration | tahkim yolu ile lisans verilmesi |
| to grant a repayment | geri ödemeden yararlanma imkanı bahşetmek |
| to grant loans and to give guarantees | borç ve garantiler vermek |
| growth | büyüme |
| Stability and Growth Pact | İstikrar ve Büyüme Paktı |
| guarantee | garanti |
| commission on guarantees | garanti komisyonları |
| credit guarantee fund | kredi garanti fonu |
| guidelines | kılavuz (yol gösterici) ilkeler |
| employment guidelines | istihdama ilişkin kılavuz ilkeler |
| in conformity with the guidelines | kılavuz ilkelerle uyumlu biçimde |
| introductory guidelines | başlangıç esasları, ön kılavuz ilkeler |
| sectoral guidelines | sektörel kılavuz ilkeler |
| H | |
| harmonisation | uyum/ uyumlaştırma |
| harmonisation of laws | kanunların uyumlaştırılması; hukukların uyumlaştırılması |
| structural harmonisation | yapısal uyumlaştırma |
| adaptation | uyarlama |
| adoption | kabul etme |
| alignment | uyum / uyumlaştırma |
| approximation | yakınlaştırma |
| harmonisation | uyum / uyumlaştırma |
| incorporation | derç etme |
| transposition | aktarım |
| heading | başlık; pozisyon |
| headings and subheadings of the CCT | OGT pozisyon ve alt pozisyonları |
| headings of the tariff | tarife pozisyonları |
| sub-heading | alt-pozisyon |
| tariff headings | tarife pozisyonları |
| health | sağlık |
| public health | genel sağlık |
| hearing | celse / duruşma; oturum |
| pre-hearing | yargılama / duruşma öncesi |
| hearing | duruşma / celse (mahkeme); oturum |
| open session | halka açık oturum |
| session | oturum, celse, toplantı (mahkeme, meclis veya resmi bir grup için) |
| sitting | oturum (mahkeme, meclis veya resmi bir kurum için) |
| holiday | tatil |
| paid holiday scheme | ücretli izin |
| I | |
| identity | kimlik |
| European identity | Avrupa kimliği |
| imitation | taklit |
| imitated goods | taklit mal |
| immigrant | göçmen |
| illegal immigrants | yasa dışı göçmenler |
| immigration | göç |
| immovable | taşınmaz mal |
| immovable purchased on a time share basis | devre mülk esasına göe satın alınan taşınmaz mal |
| immunity | dokunulmazlık; bağışıklık |
| to implement | uygulamak |
| implementation of a policy | bir politikanın uygulamaya konması (icrası, yürütülmesi) |
| implementation of a provision | bir hükmün uygulanması |
| implementing convention | uygulama sözleşmesi |
| implementing institution | uygulayıcı kuruluş |
| implementing regulation | yönetmelik |
| import | ithalat |
| countervailing charges in respect of imports | ithalata konan telâfi edici vergiler |
| countervailing import duties | ithalatta telâfi edici vergiler |
| discounted imports | dampingli ithalat |
| dumped and subdisied imports | dampingli ve sübvansiyonlu ithalat |
| import deposit | ithalat teminatı |
| import levy | ithalat prelevmanı |
| import regime | ithalat rejimi |
| import substitution | ithal ikamesi |
| safety controls on imports | ithalattaki güvenlik kontrolleri |
| subsidised imports | sübvansyonlu ithalat |
| income | gelir |
| income tax | gelir vergisi |
| direct income support | doğrudan gelir desteği |
| individual | bireysel |
| individual earnings | bireysel kazanç |
| individual exemption | bireysel muafiyet |
| industry | sanayi/ endüstri |
| competing industries | rakip sanayiler |
| industrial component | sanayi payı |
| industrial good | sınaî mal |
| industrial plant | sanayi/endüstri tesisi |
| industrial property | sınaî mülkiyet |
| industry policy | sanayi politikası |
| intellectual and industrial property | fikrî ve sınaî mülkiyet |
| manufacturing industry | imalat sanayi |
| Union of Industries of the European Community | Avrupa Topluluğu Sanayileri Birliği |
| urban and industrial waste | kentsel ve endüstriyel atıklar |
| to inform | haberdar etmek, bilgilendirmek |
| they shall forthwith inform the Commission thereof | Komisyonu durumdan derhal haberdar ederler |
| information | bilgi |
| geographical information system | coğrafi bilgi sistemi |
| information-network system | bilgi-ağı sistemi |
| information society | bilgi toplumu |
| security information form | güvenlik bilgi formu |
| infringement | ihlâl |
| action for infringement | ihlâl davası |
| alleged infringement of an obligation | yükümlülük (borç) ihlâli iddiası |
| case of infringement | ihlâl olayı |
| should the infringement be repeated | ihlâl halinin tekrar edilmesi durumunda |
| to bring an action for an infringement | bir ihlâl davası açmak |
| to bring the infringement to an end | ihlâle son vermek |
| to have an infringement established | ihlâlin saptanması |
| to record an infringement | ihlâlin kayda geçirilmesi |
| to initiate | başlatmak; girişmek |
| on its own initiative | kendiliğinden, re’sen |
| the initiative of …(member state) | …. (üye devlet) girişimi |
| to initiate the procedure | süreci başlatmak |
| injury | zarar, hasar; yara |
| material injury | maddi zarar |
| innovation | yenilik |
| innovation relay centres | yenilik aktarım merkezleri |
| inspection | teftiş, denetim; muayene |
| agreement on pre-shipment inspection | sevkiyat öncesi kontrole ilişkin anlaşma |
| market inspection | piyasa denetimi |
| task of inspection | teftiş/denetim görevi |
| institute | enstitü |
| European University Institute (EUI) | Avrupa Üniversitesi Enstitüsü |
| institution | kurum |
| association institutions | ortaklık kurumları |
| cooperation with the institutions | kurumlarla işbirliği |
| European Community institutions | Avrupa Topluluğu kurumları |
| implementing institution | uygulayıcı kurum |
| institutions | kurumlar |
| the seat of the institutions | kurumların merkezi |
| instruction | talimat |
| Community instructions | Topluluk talimatları |
| mandatory instructions | (zorlayıcı) talimat |
| to seek instructions | talimat beklemek, talimat (alınmasını) istemek |
| instrument | belge; araç; alet; senet |
| instrument of ratification | onay belgesi |
| instruments of the European Community | Avrupa Topluluğunun araçları |
| measuring instruments | ölçü aletleri |
| insurance | sigorta |
| insurance contract | sigorta sözleşmesi |
| insurance services | sigorta hizmetleri |
| maternity insurance | analık sigortası |
| social insurances | sosyal sigortalar |
| integration | bütünleşme/entegrasyon |
| European integration | Avrupa bütünleşmesi/Avrupa entegrasyonu |
| to intend | niyet etmek, amaçlamak |
| intending to … | niyetiyle, …i amaçlayarak |
| interest | menfaat, çıkar; yarar |
| European interest groups | Avrupa çıkar grupları |
| interest rate | faiz oranı |
| prejudiced interests | zarar gören çıkarlar |
| public interest | kamu yararı |
| safeguard the interests of the community | topluluk çıkarlarının korunması |
| interim | geçici, muvakkat |
| Interim agreement | Geçici Anlaşma |
| interim measures | geçici önlemler |
| Interim protocol | Geçici Protokol |
| international | uluslararası |
| international arbitration | uluslararası tahkim |
| international road transport (TIR) | uluslararası karayolu taşımacılığı |
| to interpret | yorumlamak |
| interpretation in dispute | tartışmalı yorum |
| intervention | müdahale |
| derived intervention price | belirlenmiş/hesaplanmış müdahale fiyatı |
| intervention price | müdahale fiyatı |
| to introduce | yürürlüğe koymak; getirmek, başlatmak, takdim etmek, bir konu hakkında genel tanıtım yapmak |
| to investigate | araştırmak, tahkik etmek/soruşturmak |
| investigation | araştırma, tahkikat/soruşturma |
| to investigate a case | bir durumu soruşturmak, bir davayı soruşturmak, bir olayı tahkik etmek |
| investment | yatırım |
| European Investment Bank (EIB) | Avrupa Yatırım Bankası |
| invested capital | yatırıma dönüştürülmüş sermaye |
| investment authorisation | yatırım izni |
| investment allowance | yatırım indirimi |
| investment certificate | yatırım belgesi |
| real estate investment trust | gayrimenkul yatırım ortaklığı |
| to invite | davet etmek |
| hereby invites the Commission to
… |
Komisyonu… (yapmaya, etmeye)
davet eder |
| J | |
| joint | karma, ortak |
| EC-Turkey Joint Parliamentary Committee | AT-Türkiye Karma Parlamento Komisyonu |
| joint action | ortak eylem |
| joint financing | ortak finansman |
| joint parliamentary commission | karma parlamento komisyonu |
| joint position | ortak tutum |
| joint principles | ortak ilkeler |
| joint venture | ortak girişim |
| journal | gazete |
| Official Journal of the European Communities | Avrupa Toplulukları Resmi Gazetesi |
| Official Journal of the European Union2 | Avrupa Birliği Resmi Gazetesi |
| judicial | adli, yargısal |
| judicial cooperation | adli işbirliği |
| judgment | yargı, hüküm; ilâm, mahkeme kararı |
| judgment of the Court of Justice | Adalet Divanı hükmü, ATAD kararı |
| to give judgment | hüküm vermek |
| within the terms of the judgment of the court | Divan hükmü (kararı) çerçevesinde |
| jurisdiction | yargı yetkisi; yargı alanı |
| to have jurisdiction in disputes | uyuşmazlıklara bakma yetkisine sahip olmak |
| to have jurisdiction to give preliminary rulings | ön karar vermeye yetkili olmak |
| under their jurisdiction | kendi yargı yetkileri dahilinde |
| unlimited jurisdiction | tam yargı yetkisi |
| justice | adalet |
| area of freedom, security and justice | özgürlük, güvenlik ve adalet alanı |
| Court of Justice of the European Communities | Avrupa Toplulukları Adalet Divanı |
| International Court of Justice | Uluslararası Adalet Divanı |
| Justice and Home Affairs (JHA) | Adalet ve İçişleri |
| to submit a dispute to the court of justice | uyuşmazlığı adalet divanına götürmek |
| L | |
| label | etiket |
| labelling | etiketleme |
| labelling of household appliances | ev aletlerinin etiketlendirilmesi |
| watermarked visa label | filigranlı vize etiketi |
| laboratory | laboratuvar |
| laboratory certification | laboratuvar belgelendirmesi |
| type approval laboratory | tip onay laboratuvarı |
| type examination laboratory | tip inceleme laboratuvarı |
| labour | iş gücü; iş; çalışma |
| demand for labour | iş gücü talebi |
| labour force | iş gücü |
| labour force participation rate | işgücüne katılım oranı |
| labour market | iş gücü piyasası |
| labour requirement | iş gücü gereksinimi |
| supply of labour | iş gücü arzı |
| land | arazi, toprak |
| land arrangement | arazi düzenlemesi |
| land consolidation | arazi toplulaştırılması |
| land filling | düzenli depolama |
| land registration system | arazi kayıt sistemi |
| land use plan | arazi kullanım planı |
| law | hukuk; yasa, kanun |
| civil law | medeni hukuk |
| Community law | Topluluk hukuku |
| company law | şirketler hukuku |
| contract governed by private law | özel hukuk sözleşmesi |
| contract governed by public law | kamu hukuku sözleşmesi |
| derived law | ikincil hukuk |
| EC primary law | AT birincil hukuku |
| EC secondary law | AT ikincil hukuku |
| European Community law | Avrupa Topluluğu hukuku |
| in law or in fact | hukuken veya fiilen |
| law enforcement personnel | yasa uygulayıcıları |
| primary law | birincil hukuk |
| legal | hukuki; kanuni/ yasal |
| community legal instruments | Topluluk hukuki araçları |
| illegal workers | kaçak işçiler |
| legal arrangement | yasal düzenleme |
| legal capacity | hukuki ehliyet |
| legal conformity | yasal uygunluk, hukuki uygunluk |
| Community legal instruments | Topluluk hukuki araçları |
| legal personality | tüzel / hukuki kişilik |
| retention of legal personality | tüzel kişiliğin korunması |
| to be a party to legal proceedings | davada taraf olmak |
| to review the legality of acts of the Council | Konsey tasarruflarının hukuka uygunluğunu denetlemek |
| to legislate | yasamak, kanun koymak |
| legislation | mevzuat |
| approximation of legislation | mevzuatın yaklaştırılması |
| Community legislation | Topluluk mevzuatı |
| EC legislation | AT mevzuatı |
| harmonization of legislation | mevzuatın uyumlaştırılması |
| horizontal legislation | yatay mevzuat |
| legislation of the European Communities | Avrupa Toplulukları mevzuatı |
| level | seviye/düzey; hacim |
| level of activity | faaliyet seviyesi; iş hacmi |
| level of employment | istihdam düzeyi |
| level of prices | fiyat düzeyi |
| permissible noise level | izin verilebilir gürültü düzeyi |
| wage level | ücret düzeyi |
| warning level | uyarı düzeyi |
| levy | vergi; prelevman |
| compensatory levy | telâfi edici vergi |
| liability | sorumluluk/mükellefiyet |
| civil liability | hukuki sorumluluk |
| contractual liability | sözleşmeden doğan sorumluluk |
| personal liability | kişisel sorumluluk |
| product liability | ürün sorumluluğu |
| liberalisation | serbestleştirme |
| consolidated liberalisation list | konsolide liberasyon listesi |
| degree of liberalisation | serbestleşme derecesi |
| liberal professions | serbest meslekler |
| liberalisation of banking services | bankacılık hizmetlerinin serbestleştirilmesi |
| liberalisation of foreign trade | dış ticaretin serbestleştirilmesi |
| liberalisation of movement of capital | sermaye dolaşımının serbestleştirilmesi |
| liberalisation of payments | ödemelerin serbestleştirilmesi |
| liberalisation of services | hizmetlerin serbestleştirilmesi |
| licence | lisans, ruhsat;ehliyet |
| contractual licences | sözleşme temelinde verilen lisanslar |
| exploration licence | arama ruhsatı |
| grant of licences | lisans verilmesi |
| grant of licences by arbitration | tahkim yolu ile lisans verilmesi |
| operating licence | işletme ruhsatı |
| scope of the licence | ruhsatın kapsamı |
| term of the licence | ruhsat süresi |
| the licence shall be deemed void | ruhsat geçersiz sayılır |
| verification of licences | ruhsatların/lisansların tahkiki / onaylanması |
| limit | limit, sınır; had |
| limitation of noise emission | gürültü sınırlandırılması |
| to alter the time limit | süre sınırını değiştirmek |
| unlimited jurisdiction | tam yargı yetkisi |
| within the limits of its power | yetkileri dahilinde |
| within the limits of the powers conferred by this treaty | işbu antlaşmanın verdiği yetkiler dahilinde |
| liquidation | tasfiye |
| livestock | hayvancılık |
| loan | ödünç, borç |
| conditions for loans | ödünç verme koşulları |
| to issue a loan | tahvil çıkarmak |
| use on free loan | karşılıksız olarak |
| long | uzun |
| long steel production | uzun çelik üretimi |
| long-term commitments | uzun vadeli taahhütler/yükümlülükler |
| loss | zarar; kayıp |
| profit and loss account | kar-zarar hesabı |
| M | |
| maintanence | bakım; tamir, idame; muhafaza |
| maintanence service | bakım onarım hizmeti |
| to make | yapmak |
| to apply (make) a reduction | indirim uygulamak(yapmak) |
| to make a regulation | tüzük çıkarmak |
| to make applicable | uygulamaya koymak |
| to make good a damage | zararı gidermek |
| majority | çoğunluk |
| absolute majority | salt çoğunluk |
| qualified majority | nitelikli çoğunluk |
| required majority | gerekli çoğunluk |
| simple majority | basit çoğunluk |
| absolute majority | salt çoğunluk |
| majority | çoğunluk |
| qualified majority | nitelikli çoğunluk |
| quorum | nisap/karar yeter sayısı |
| unanimity | Oybirliği |
| mandatory | zorlayıcı, zaruri, emredici |
| mandatory instructions | (zorlayıcı) talimatlar |
| manufacture | imalat |
| good manufacturing practices | iyi imalat uygulamaları |
| manufactured goods | mamul mallar |
| manufacturing industry | imalat sanayi |
| supervision of manufacture | imalat denetimi |
| maritime | denizciliğe ait |
| European Maritime Safety Agency (EMSA) | Avrupa Deniz Güvenliği Ajansı |
| maritime freight | navlun |
| market | pazar, piyasa |
| common market | ortak Pazar |
| common market organisations | ortak piyasa düzeni |
| European Single Market | Avrupa Tek Pazarı |
| internal market | iç Pazar |
| market inspection | piyasa denetimi |
| market price | piyasa fiyatı |
| market share threshold | pazar payı eşiği |
| market surveillance | piyasa gözetimi |
| marketing | pazarlama |
| Office for Harmonisation in the Internal Market (Trade Marks and Designs) | İç Pazar (Marka ve Dizayn) Uyumlaştırma Ofisi |
| placing on the market | piyasaya arz |
| material | madde |
| raw material | hammadde |
| mayor | belediye başkanı |
| measure | önlem/tedbir; ölçüm; ölçü |
| Central Bureau for Nuclear Measurements | Nükleer Ölçümler Merkez Bürosu |
| coercive measures | zorlayıcı önlemler/cebri tedbirler |
| countervailing measures | telâfi edici önlemler |
| interim measures | geçici önlemler |
| measurement station | ölçüm istasyonu |
| measures taken by the Council | Konsey tarafından alınan önlemler |
| proposed measures | önerilen önlemler |
| protective measures | koruyucu önlemler |
| scope of a measure | önlemin kapsamı |
| security measures | güvenlik önlemleri |
| to abstain from any measure | her türlü tedbirden kaçınmak |
| to suspend the measures | önlemleri askıya almak |
| unit of measurement | ölçü birimi |
| when member states adopt these measures | üye devletler bu önlemleri kabul ettiğinde (kendi hukukunda) |
| measure | önlem/tedbir |
| precaution | ihtiyat, tedbir |
| medicine | ilaç |
| medicine for humans | beşeri ilaçlar |
| Mediterranean | Akdeniz |
| Medpartneriat | Akdeniz ortaklığı |
| to meet | bir araya gelmek; buluşmak |
| summit meetings | zirve toplantıları |
| member | üye |
| associated member | ortak üye |
| member of the commission | komisyon üyesi |
| Member State | Üye Devlet |
| Member States shall retain the right | Üye Devletler… hakkını saklı tutar |
| nationals of a Member State | bir Üye Devletin uyrukları |
| membership criteria | üyelik kriterleri |
| memorandum | zabıt, andıç |
| memorandum of understanding | mutabakat zaptı |
| to merge | birleşmek |
| merger | birleşme, füzyon |
| Merger Treaty | Birleşme Antlaşması |
| method | yöntem/usul/metot |
| method of calculation | hesaplama yöntemi |
| methods of cooperation | işbirliği yöntemleri |
| metrology | metroloji |
| mode | usul; tarz/stil |
| mode of assessment | değerlendirme usulleri |
| mode of collection | tahsil usulleri |
| modular approach | modüler yaklaşım |
| monetary | parasal |
| Economic and Monetary Union (EMU) | Ekonomik ve Parasal Birlik |
| European Monetary Cooperation Fund (FECOM) | Avrupa Parasal İşbirliği Fonu |
| European Monetary System (EMS) | Avrupa Para Sistemi |
| money | para |
| money laundering | kara para aklama |
| refund of money | para iadesi |
| to monitor | İzlemek; denetlemek |
| external debt monitoring report | dış borç izleme raporu |
| to carry out continuous monitoring | sürekli denetim yürütülmesi (icrası) |
| monopoly | monopol, tekel |
| monopolies delegated by the state to others | devletçe başkalarına devredilen tekel yetkileri |
| revenue-producing monopoly | malî tekel, malî imtiyaz |
| state monopolies | devlet tekelleri |
| morality | ahlak |
| public morality | genel ahlak |
| motion | önerge, teklif |
| carried motion | kabul edilen teklif |
| motion of censure | gensoru, güvensizlik önergesi |
| to table a motion of censure | gensoru önergesi vermek |
| movement | dolaşım, hareket |
| free movement of capital | sermayenin serbest dolaşımı |
| free movement of goods | malların serbest dolaşımı |
| free movement of persons | kişilerin serbest dolaşımı |
| free movement of services | hizmetlerin serbest dolaşımı |
| freedom of movement for workers | işçilerin dolaşım özgürlüğü (serbestisi) |
| moveable property | menkul mallar |
| the right to move freely | serbestçe yer değiştirme hakkı, serbest dolaşım hakkı |
| transboundary movement of pollutants | kirleticilerin sınır aşan taşınımı |
| municipal | belediyeye ait |
| Council of European Municipalities | Avrupa Belediyeler Konseyi |
| municipal committee | belediye encümeni |
| municipal council | belediye meclisi |
| municipality | belediye |
| mutual | karşılıklı |
| mutual advantage | karşılıklı yarar |
| mutual assistance | karşılıklı yardımlaşma |
| mutual recognition | karşılıklı tanı(n)ma |
| N | |
| nation | ulus |
| most favoured nation (MFN) | en çok kayrılan ulus |
| national authority | ulusal makam |
| national park | milli park |
| nationals | uyruklar |
| nationals of a member state | bir üye devletin uyrukları |
| supra-national | uluslar üstü |
| nature | doğa; nitelik |
| biological diversity and natural resources management | biyolojik çeşitlilik ve doğal kaynak yönetimi |
| exclusively fiscal nature | münhasıran malî nitelikli |
| nature monuments | doğal anıtlar |
| nature park | doğal park |
| nature protection zone | doğa koruma alanı |
| natural | doğal |
| natural assets | doğal varlıklar |
| natural disaster | doğal afet |
| natural spring water | doğal kaynak suyu |
| negotiation | müzakere, görüşme |
| to conduct negotiations | müzakereleri yürütmek |
| to determine by negotiations | müzakereler yolu ile saptamak |
| to enter into negotiations | müzakerelere başlamak |
| Uruguay round multilateral trade negotiations | Uruguay turu çoktaraflı ticaret müzakereleri |
| noise | gürültü |
| limitation of noise emission | gürültü emisyonu sınırlaması |
| noise pollution | gürültü kirliliği |
| permissible noise level | kabul edilebilir gürültü düzeyi |
| regulation on noise control | gürültü kontrol tüzüğü |
| nomenclature | nomenklatür/sınıflandırma |
| combined nomenclature | kombine nomenklatür |
| Common Customs Tariff Nomenclature | Ortak Gümrük Tarifesi Nomenklatürü |
| Nomenclature of Units for Territorial Statistics (NUTS) | İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflandırması |
| non-recoverable | geri kazanımsız |
| non-recyclable | geri dönüşümsüz |
| note | not |
| to note | kaydetmek |
| having noted (in resolutions) | kaydederek (ilke kararlarında) |
| notes | dikkat eder, kaydeder |
| noting that…(in recommendations) | kaydederek (tavsiye kararlarında) |
| notification | bildirim, tebliğ; ihbar |
| notification of inter-enterprise agreement | işletmeler arası anlaşmaya ilişkin bildirim |
| notified body | onaylanmış kuruluş |
| Notified Bodies Logistics Support (NBLS) | Onaylanmış Kuruluşlara Lojistik Destek |
| announcement | duyuru |
| declaration | bildiri/beyanname |
| notification | bildirim, tebliğ, ihbar |
| statement | beyan, bildirim |
| nuclear | nükleer |
| central bureau for nuclear measurements | nükleer ölçümler merkez bürosu |
| O | |
| oath | ant, yemin |
| to hear on oath | yeminli ifade almak |
| to take an oath | ant içmek |
| objective | amaç, gaye |
| attainment of the objectives | amaçlara ulaşılması |
| essential objective | esas amaç |
| objectives laid down in article x | madde x’ de yer alan amaçlar |
| to attain its objectives | amaçlarına ulaşmak |
| obligation | yükümlülük, borç |
| obligations arising from their duties | görevlerinden kaynaklanan yükümlülükler |
| pecuniary obligation | parasal yükümlülük |
| supplementary obligations | ek yükümlülükler |
| to evade the obligations | yükümlülüklerini yerine getirmekten kaçınmak |
| to fail to fulfil an obligation | bir yükümlülüğü yerine getirememek/ifa edememek |
| to impose a pecuniary obligation | parasal bir yükümlülük yüklemek |
| occupation | uğraş/meslek; işgal |
| gainful occupation | kazanç getirici faaliyet |
| occupational accident | iş kazası |
| occupational disease | meslek hastalığı |
| occupational mobility | mesleki hareketlilik |
| occupational safety | iş güvenliği |
| occupational standards | meslek standartları |
| professional occupation | serbest meslek |
| office | büro; işyeri; daire; görev |
| accounting officer | sayman |
| assessment officer | tahakkuk memuru |
| authorising officer | ita amiri |
| European Patent Office | Avrupa Patent Ofisi |
| office of president | başkanlık makamı |
| registered office | merkez, tescil edilmiş işyeri |
| term of office | görev süresi |
| to remain in office | görevde kalmak |
| official | resmi |
| European Parliament Sittings Official Reports | Avrupa Parlamentosu Resmi Oturum Tutanakları |
| Official Journal of the European Union | Avrupa Birliği Resmi Gazetesi |
| one stop shop | bir hizmet sürecinin tümünün tek bir müessese tarafınca üstlenilmesi |
| oil | petrol |
| crude oil | ham petrol |
| oil/gas transmission | petrol/gaz iletimi, nakli, ulaştırması |
| waste oils | atık yağlar |
| operation | işlem; işletim; faaliyet |
| banking operations | banka işlemleri |
| operating accounts | işletim hesapları |
| transfer of operating rights (TOOR) | işletme hakkı devri |
| opinion | görüş |
| absence of an opinion | görüş yokluğu |
| draft opinion | görüş taslağı |
| to deliver opinion | görüş bildirmek |
| order | emir, talimat |
| payment order | ödeme emri |
| public order | kamu düzeni |
| public health | genel sağlık |
| public morality | genel ahlak |
| public order | kamu düzeni |
| public policy | kamu düzeni, kamu politikası |
| public security | kamu güvenliği |
| to organise | örgütlemek |
| European Patent Organisation | Avrupa Patent Örgütü |
| European Space Research Organisation (ESRO) | Avrupa Uzay Araştırma Örgütü |
| organised crime | örgütlü suç |
| Organisation for European Economic Co-operation (OEEC) | Avrupa Ekonomik İşbirliği Teşkilatı |
| Organisation for Economic Cooperation and Development (OECD) | Ekonomi İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı |
| World Trade Organisation (WTO) | Dünya Ticaret Örgütü |
| organism | organizma |
| genetically modified organisms | genetik olarak yapıları değiştirilmiş organizmalar |
| origin | menşe/köken |
| certificate of origin | menşe şahadetnamesi |
| original acts | temel işlemler |
| Pan-European System of Cumulation of Origin | Pan Avrupa Menşe Kümülasyonu Sistemi |
| place of origin | menşe yeri |
| proof of preferential origin | tercihli menşe kanıtı |
| own | kendi, öz |
| Community’s own resources | Topluluk öz kaynakları |
| own resources | öz kaynaklar |
| ownership | mülkiyet |
| rules governing the system of property ownership | mülkiyet rejimini düzenleyen kurallar |
| P | |
| own resources | öz kaynaklar |
| paragraph | fıkra, paragraf |
| paper | kitap; kağıt; matbu evrak; bilimsel veya resmi yazı |
| green paper | yeşil kitap |
| white paper | beyaz kitap |
| parliament | parlamento |
| assent of the European Parliament | Avrupa Parlamentosu’nun uygun bulması |
| commissions of the European Parliament | Avrupa Parlamentosu komisyonları |
| EC-Turkey Joint Parliamentary Committee | AT-Türkiye Karma Parlamento Komisyonu |
| European Parliament | Avrupa Parlamentosu |
| European Parliament Internal Regulation | Avrupa Parlamentosu İç Tüzüğü |
| European Parliament Resolution | Avrupa Parlamentosu İlke Kararı |
| European Parliament Sittings Official Reports | Avrupa Parlamentosu Resmi Oturum Tutanakları |
| joint parliamentary commission | karma parlamento komisyonu |
| president of the European Parliament | Avrupa Parlamentosu Başkanı |
| proceedings of the Parliament | Parlamento tutanakları |
| partnership | ortaklık; şirket |
| accession partnership | katılım ortaklığı belgesi |
| ordinary partnership | adi ortaklık, adi şirket |
| Partnership for Peace (PfP) | Barış İçin Ortaklık |
| unlimited company (general partnership) | kolektif şirket |
| party | parti; taraf |
| contracting parties | âkit taraflar |
| high contracting parties | yüksek âkit taraflar |
| third party proceedings | üçüncü kişilere ait dava işlemleri |
| to be a party to legal proceedings | davaya taraf olmak |
| pasture | mera |
| patent | patent |
| European Patent Office | Avrupa Patent Ofisi |
| European Patent Organisation | Avrupa Patent Örgütü |
| non-patented | patenti alınmamış |
| payment | ödeme |
| balance of payments | ödemeler dengesi |
| current payments | cari ödemeler |
| general payments system | genel ödemeler rejimi |
| indemnity payments | tazminat ödemeleri |
| issuing payment order | ödeme emri çıkarma |
| overall balance of payments | genel ödemeler dengesi |
| payment of expenditures | giderlerin ödenmesi |
| penalty | ceza |
| penal provision | cezai nitelikte yasa hükmü |
| penal sanction | cezai yaptırım |
| people | halk |
| prosperity of people | halkın refahı |
| peer review | emsal tarama |
| to perform | ifa etmek/yerine getirmek; icra etmek |
| performance audit | performans denetimi |
| performance reserve | performans rezervi |
| period | dönem |
| grace period | ödemesiz dönem |
| periodical settlement | dönemsel borç tasviyesi |
| set-off period | mahsup dönemi |
| permanent | daimi |
| Permanent Representatives Committee (COREPER) | Daimi Temsilciler Komitesi |
| permit | izin |
| person | kişi |
| freedom of movement for persons | kişilerin dolaşım özgürlüğü (serbestisi) |
| in one’s personal capacity | kişisel yetkisiyle, kişisel yetkisine dayanarak |
| legal personality | tüzel / hukuki kişilik |
| personal liability | kişisel sorumluluk |
| retention of legal personality | tüzel kişiliğin korunması |
| pharmaceutical | farmasötik |
| medicinal products/ pharmaceuticals | tıbbi ürünler/ farmasötikler |
| pharmaceutical preparations | farmasötik müstahzarlar |
| pharmaceutical professions | eczacılık meslekleri |
| pharmaceutics | eczacılık |
| phytosanitary | bitki sağlığı |
| pit | maden ocağı, kuyu |
| lignite pit | linyit işletmesi |
| place | yer |
| place of origin | menşe yeri |
| plan | plan |
| contingency plans | acil durum planları |
| Planning and Early Warning Unit | Planlama ve Erken Uyarı Birimi |
| plant | tesis, fabrika; bitki |
| plant health | bitki sağlığı |
| fuel recycling plant | yakıt geri kazanım tesisi |
| industrial plant | endüstri tesisi, sanayi tesisi |
| plant species | bitki türleri |
| thermal power plant | termik santral |
| point | nokta; kapı |
| entry point | giriş kapısı, giriş noktası, hudut/sınır kapısı, sınır noktası |
| policy | politika |
| Common Foreign and Security Policy (CFSP) | Ortak Dış ve Güvenlik Politikası |
| common policies | ortak politikalar |
| Common Transportation (Transport) Policy | Ortak Taşımacılık Politikası |
| conjunctural policy | konjonktür politikası |
| implementation of a policy | bir politikanın uygulamaya konması (icrası, yürütülmesi) |
| industry policy | sanayi politikası |
| public policy | kamu düzeni / kamu politikası |
| research and development (R&D) policy | araştırma geliştirme (Ar-Ge) politikası |
| social policy | sosyal politika |
| to pollute | kirletmek |
| noise pollution | gürültü kirliliği |
| polluter pays principle (PPP) | kirleten öder prensibi |
| pollution prevention | kirliliğin önlenmesi |
| sea pollution | deniz kirliliği |
| transboundary movement of pollutants | kirleticilerin sınır aşan taşınımı |
| population | nüfus |
| rural population | kırsal nüfus |
| urban population | kentsel nüfus |
| position | durum, pozisyon, konum |
| abuse of dominant position | hakim durumun kötüye kullanılması |
| joint position | ortak tutum |
| privileged position | ayrıcalıklı/imtiyazlı durum |
| power | güç; yetki |
| conferring of powers | yetkiler verilmesi |
| executive power | yürütme/icra yetkisi |
| full power | tam yetki |
| misuse of powers | yetkilerin kötüye kullanılması, yetki saptırması |
| power to take decision | karar alma yetkisi |
| powers which are conferred upon it by this treaty | işbu antlaşma ile verilen yetkiler |
| thermal power plant | termik güç santrali |
| to confer powers | yetki vermek |
| within the limits of its power | yetkileri dahilinde, yetkisinin belirlediği sınırlar içinde |
| within the limits of the powers conferred by this treaty | işbu antlaşmanın verdiği yetkiler dahilinde |
| plenipotentiary | tam yetkili temsilci |
| practice | uygulama; adet, usul; eylem |
| concerted practices | uyumlu eylemler |
| environmental impact assessment practices | çevresel etki değerlendirmesi uygulamaları |
| good laboratory practice (GLP) | iyi laboratuvar uygulamaları |
| normal bona fide commercial practice | iyiniyetli olağan ticarî uygulama |
| precaution | ihtiyat, tedbir |
| as a precaution | ihtiyatî olarak |
| precautionary principle | İhtiyatlılık ilkesi |
| preference | tercih |
| Generalised System of Preferences | Genelleştirilmiş Tercihler Sistemi |
| mutual preferential regime | karşılıklı tercihli rejim |
| preferential companies | ayrıcalıklı şirketler |
| preferential regime | tercihli rejim |
| preferential trade | tercihli ticaret |
| prejudice | halel, zarar |
| prejudiced interests | zarara uğrayan çıkarlar |
| without prejudice to the provisions | hükümler saklı kalmak koşuluyla |
| preliminary | ön |
| preliminary authorisation | ön müsaade |
| preliminary rulings of the court | divanın ön kararları |
| premium | prim; ek ücret |
| insurance premium | sigorta primi |
| president | başkan |
| office of president | başkanlık makamı |
| President of the European Parliament | Avrupa Parlamentosu Başkanı |
| presidency | başkanlık |
| Presidency of the Council of the European Union | Avrupa Birliği Konseyi (Dönem) Başkanlığı |
| European Community Presidency | Avrupa Topluluğu (Dönem) Başkanlığı |
| price | fiyat |
| basic price | temel fiyat |
| derived intervention price | belirlenmiş (hesaplanmış) müdahale fiyatı |
| guide price | rehber fiyat |
| intervention price | müdahale fiyatı |
| level of prices | fiyat düzeyi |
| lump sum price | götürü bedel |
| market price | piyasa fiyatı |
| orientation price | yönelim fiyatı |
| predatory pricing | yıkıcı fiyat uygulaması |
| price differences | fiyat farkları |
| price fixing | fiyat tespiti |
| price index | fiyat endeksi |
| purchase price | satın alma fiyatı |
| reference price | referans (gösterge) fiyatı |
| sluicegate price | set fiyatı |
| target price | hedef fiyat |
| threshold price | eşik fiyatı |
| turnkey lump sum price | anahtar teslimi götürü bedel |
| unit price | birim fiyat |
| prima facie | ilk bakışta, ilk intiba üzerine |
| principle | prensip, ilke |
| principle of progressivity | aşamalılık ilkesi |
| to set out principles | ilkeleri belirlemek |
| privilege | imtiyaz/ayrıcalık |
| procedure | usul |
| acting in accordance with the procedure laid down in article 252 of the Treaty | Antlaşmanın 252. maddesinde öngörülen usule uygun şekilde hareket ederek |
| application of procedures | usulün uygulanması |
| assent procedure | uygun bulma usulü |
| consultation procedure | danışma usulü |
| cooperation procedure | işbirliği usulü |
| inward processing procedure | dahilde işleme usülü |
| procedure for revising | gözden geçirme usülü |
| rules of civil procedure | medeni usul hukuku kuralları |
| rules of procedure | usul kuralları |
| screening procedure | tarama usulü |
| tendering procedure | ihale usulü, teklif verme usulü |
| to initiate the procedure | süreci başlatmak |
| to result a procedure in a decision | sürecin bir kararla sonuçlandırılması |
| proceedings | duruşma, dava; müzakere; tutanak |
| proceedings in which a regulation is in issue | tüzüğün geçerli olup olmadığının konu alındığı dava |
| proceedings of the Parliament | Parlamento tutanakları |
| record of the proceedings | duruşma zabtı |
| third party proceedings | üçüncü kişilere ilişkin dava işlemleri |
| to be a party to legal proceedings | davada taraf olmak |
| to institute proceedings | dava açmak, dava işlemlerini başlatmak |
| process | ameliye/işlem; süreç |
| inward processing regime | dahilde işleme rejimi |
| outward processing regime | hariçte işleme rejimi |
| product | ürün |
| blood products | kan ürünleri |
| concerned product | ilgili ürün |
| construction products | inşaat malzemeleri |
| contract product | sözleşme konusu ürün |
| dairy products | süt ürünleri |
| defective products | ayıplı ürünler |
| disposal of products | ürünlerin pazara sürümü; ürünlerin (imha) bertaraf edilmesi |
| general product safety | genel ürün güvenliği |
| homeopathic products intended for human use | beşeri homeopatik ürünler |
| immunological products | immünolojik ürünler |
| last product | son ürün |
| medicinal products/ pharmaceuticals | tıbbi ürünler/farmasötikler |
| product liability | ürün sorumluluğu |
| product safety | ürün güvenliği |
| product quality assurance | ürün kalite güvencesi |
| product verification | ürün doğrulaması |
| products of the soil | toprak ürünleri |
| replacing product | ikame ürün |
| safe product | güvenli ürün |
| semiconductor products | yarı iletken maddeler |
| sensitive products | hassas ürünler |
| veterinary products | veterinerlik ürünleri |
| withdrawal of a product from the market | ürünün piyasadan toplatılması |
| productivity | verimlilik |
| European Productivity Agency | Avrupa Verimlilik Ajansı |
| production | üretim |
| factors of production | üretim faktörleri |
| internal production control | iç üretim kontrolü |
| production quality assurance | üretim kalite güvencesi |
| production restitution | üretim iadesi |
| to dispose of the production | üretimi sürmek; üretileni imha etmek, elden çıkarmak |
| profession | meslek |
| banking profession | bankacılık mesleği |
| medical and allied professions | hekimlik ve yardımcı hekimlik meslekleri |
| pharmaceutical professions | eczacılık meslekleri |
| professional | mesleki |
| professional disease list | mesleki hastalıklar listesi |
| professional occupation | serbest meslek, profesyonel uğraş(lar) |
| professional secrecy | meslek sırrı |
| profit | kâr |
| non-profit | kâr amacı gütmeyen |
| profit and loss account | kâr zarar hesabı |
| profitability | kârlılık |
| profit-making company (firm) | kâr amaçlı şirket (firma) |
| programme | program |
| amounts devoted to carrying out the programme | programın gerçekleştirilmesi için ayrılan miktar |
| Multi Annual Programme for Enterprise and Entrepreneurship | Işletmeler/Teşebbüsler ve Müteşebbislik Çok Yıllı Programı |
| The Sixth Research and Technological Development Framework Programme | Altıncı Araştırma ve Teknoloji Geliştirme Çerçeve Programı |
| programming | programlama |
| property | mülk; mülkiyet |
| commercial property | ticarî mülkiyet |
| establishment of incorporeal rights on property | güçlendirilmiş aynî hak; mülkiyetin gayri aynî hak tesisi |
| industrial property | sınaî mülkiyet |
| moveable property | menkul/taşınır mallar |
| private property | özel mülkiyet |
| rules governing the system of property ownership | mülkiyet rejimi |
| to dispose of property | mal üzerinde tasarrufta bulunmak |
| proposal | tasarı; öneri/teklif |
| Commission proposal | Komisyon tasarı |
| proposed agreement | önerilen anlaşma |
| proposed measures | önerilen önlemler |
| to prosper | refaha ermek; başarmak |
| prosperity of people | halkın refahı |
| protection | koruma; savunma |
| civil protection | sivil savunma (afetlere karşı) |
| customs protection | gümrük vergileri ile koruma |
| habitat protection | doğal yaşam ortamını koruma |
| nature protection zone | doğa koruma alanı |
| wildlife protection areas | yaban hayatı koruma alanları |
| protective measures | koruyucu önlemler |
| protocol | protokol |
| to provide | temin etmek, sağlamak; öngörmek |
| freedom to provide services | hizmet sunma özgürlüğü (serbestisi) |
| save as otherwise provided | aksine hüküm olmadıkça, aksi öngörülmedikçe |
| provided for in article … | … maddede belirtlen |
| to provide non-repayable aid | geri ödemesiz bir yardım sağlamak |
| provision | hüküm |
| amendment of a provision | bir hükümde yapılan değişiklikler, hükmün tadili |
| general provisions | genel hükümler |
| implementation of a provision | bir hükmün uygulanması |
| irrespective of the provisions of the article x | x maddesi hükümlerinden bağımsız olarak |
| provisions laid down by regulation | tüzükle getirilen hükümler |
| provisions of the act | kanun hükümleri |
| special provisions | özel hükümler |
| the provisions of the articles 9 to 15 | 9 ila 15. maddelerin hükümleri |
| they shall apply these provisions from … | bu hükümleri .. den itibaren uygularlar |
| to amend provisions | hükümleri değiştirmek |
| to repeal provisions | hükümleri yürürlükten kaldırmak |
| public | kamu |
| public awareness | kamu bilinci |
| public debt accountant | kamu borçlarından sorumlu sayman |
| public expenditure | kamu harcamaları |
| public health | genel sağlık |
| public interest | kamu yararı |
| public morality | genel ahlak |
| public offerings | halka arz |
| public opinion | kamuoyu |
| public order | kamu düzeni |
| public participation | halkın katılımı |
| public policy | kamu düzeni, kamu politikası |
| public procurement | kamu alımları |
| public procurement law | kamu ihalesi hukuku |
| public sector | kamu sektörü |
| public security | kamu güvenliği |
| public service | kamu hizmeti |
| public service concession agreements | kamu hizmeti imtiyaz sözleşmeleri |
| public undertaking | kamu işletmesi |
| publicity | tanıtım; ilan |
| to purchase | satın almak |
| exclusive purchasing agreements | tek elden satın alma anlaşmaları |
| purpose | amaç |
| for the purposes set out in the article x | x maddesinde belirtilen amaçlar doğrultusunda |
| the purpose of this directive is to.. | bu direktifin amacı …dır |
| to put | koymak |
| to put into effect | yürürlüğe koymak, uygulamaya koymak |
| to put into force | yürürlüğe koymak |
| Q | |
| qualification | ehliyet; nitelik |
| required qualifications | gerekli nitelikler |
| quality | nitelik, kalite |
| flat and high-quality steel products | yassı ve nitelikli çelik ürünler |
| full quality assurance | tam kalite güvencesi |
| quality assurance equipment | kalite güvence ekipmanı |
| remediation of water quality | su kalitesinin iyileştirilmesi |
| quorum | nisap/toplantı veya karar yeter sayısı |
| quota | kota |
| enlargement of quotas | kotaların genişletilmesi |
| opened quota | açık kota |
| quota increase | kotaların artırılması |
| quota restrictions | kota kısıtlamaları |
| tariff quotas | tarife kotaları |
| R | |
| rate | oran |
| infant mortality rate | bebek ölüm oranı |
| work at piece rates | parça başına çalışma |
| work at time rates | zaman esasına göre çalışma |
| ratification | onay |
| instrument of ratification | onay belgesi |
| readmission | geri kabul |
| reason | neden; gerekçe |
| reasoned decision | gerekçeli karar |
| reasoned submissions | gerekçeli maruzat |
| to recognise | tanımak |
| mutual recognition | karşılıklı tanı(n)ma |
| recognition of professional qualifications | mesleki niteliklerin tanınması |
| recognising … (in convention) | kabul ederek, bilincinde olarak (uluslararası sözleşmelerde) |
| recommendation | tavsiye kararı; tavsiye |
| Commission Recommendation | Komisyon Tavsiye Kararı |
| Council Recommendation | Konsey Tavsiye Kararı |
| ECSC Recommendation | Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu Tavsiye Kararı |
| hereby recommends Member States (to…, that…) | Üye Devletlere…. (yapmalarını,
etmelerini) tavsiye eder |
| to confine oneself to making a recommendation | kendini tavsiyede bulunmakla sınırlandırmak |
| to reconcile | uzlaştırmak |
| reconciliation | uzlaştırma |
| record | kayıt |
| to record | kayıt tutmak, kaydetmek |
| to rectify | düzeltmek, tashih etmek |
| to rectify a decision | bir kararı düzeltmek |
| redress | tazminat |
| to redress | telâfi etmek / tazmin etmek |
| to obtain redress | bir tazminat almak |
| reduction | azaltma, indirim |
| reduction of customs duties | gümrük vergilerinin indirilmesi |
| to apply (make) a reduction | bir indirim uygulamak(yapmak) |
| referring to | …e atıfta bulunarak |
| to refine | arıtmak; inceltmek |
| refinery | rafineri |
| refugee | mülteci |
| European Refugee Fund | Avrupa Mülteci Fonu |
| refund | para iadesi |
| to regard | göz önünde tutmak |
| having regard to | göz önünde tutarak |
| to regard a policy | bir politikayı dikkate almak, göz önünde tutmak |
| acknowledging | kaydederek |
| believing | inanarak |
| conscious that (in protocol) | bilincinde olarak; farkında olarak
(protokollerde kullanılan deyim) |
| has agreed as follows | aşağıdaki gibi anlaşmışlardır |
| has decided as follows | aşağıdaki gibi karar vermiştir |
| having regard to | göz önünde tutarak
|
| referring to | …e atıfta bulunarak |
| resolving to | kararlı olarak
|
| whereas | -dığından
|
| regime | rejim |
| double-checking regime | çift taraflı kontrol rejimi |
| inward processing regime | dahilde işleme rejimi |
| outward processing regime | hariçte işleme rejimi |
| customs regime | gümrük rejimi |
| region | bölge |
| Committee of the Regions | Bölgeler Komitesi |
| European Regional Development Fund (ERDF) | Avrupa Bölgesel Kalkınma Fonu |
| European Regions Council | Avrupa Bölgeler Konseyi |
| inter-regional differences in terms of development | bölgeler arası gelişmişlik farkları |
| less favoured region | en az gelişmiş bölge |
| priority regions for development | kalkınmada öncelikli yöreler |
| regional discrepancies | bölgesel farklılıklar |
| regional disparities | bölgesel farklılıklar, bölgesel eşitsizlikler |
| regional or local authorities | bölgesel ya da yerel yönetimler (makamlar) |
| regional union | bölgesel birlik |
| register | sicil |
| to register | kaydetmek, tescil etmek |
| registered office | tescil edilmiş merkez, işyeri |
| registration | tescil, sicil |
| regulation | tüzük |
| Commission Regulation | Komisyon Tüzüğü |
| Council Regulation | Konsey Tüzüğü |
| European Parliament Internal Regulation | Avrupa Parlamentosu İç Tüzüğü |
| financial regulation | malî tüzük |
| implementing regulation | uygulama tüzüğü |
| interim regulation | geçici tüzük |
| regulation declared void | hükümsüzlüğü açıklanan tüzük |
| Regulation number/year/EEC of the Council of (day-month-year) on (concerning, relating to)… | …hakkında (ile ilgili) (gün-ay-yıl) tarih ve sayı/yıl/AETsayılı Konsey Tüzüğü |
| The Staff Regulations of Officials of the European Communities | Avrupa Toplulukları Memurları Personel Tüzüleri |
| the text of the agreement is attached to this Regulation | antlaşmanın metni bu tüzüğe eklidir |
| this Regulation shall be binding in its entirety and directly applicable in the Member States | bu Tüzük Üye Devletlerde bütünüyle bağlayıcıdır ve doğrudan uygulanır |
| this Regulation shall enter into force on | bu Tüzük … tarihinde yürürlüğe girer |
| to make a regulation | tüzük çıkarmak |
| relation | ilişki |
| to promote relations | ilişkileri geliştirmek |
| to remain | kalmak |
| to remain in office | görevde kalmak |
| remedy | çare; deva; ilaç |
| remediation of water quality | su kalitesinin iyileştirilmesi |
| to remedy a situation | bir durumu düzeltmek |
| remission | affetme, bağışlama; hafifletme, indirim; geriye gönderme; yollama; iade etme |
| to grant a remission | indirim uygulamak |
| remuneration | ücret |
| to renew | yenilemek |
| renewable energy resources | yenilenebilir enerji kaynakları |
| renovation | yenileme |
| to renew agreements | anlaşmaları yenilemek |
| to repair | onarmak |
| free repair | ücretsiz onarım |
| repair charges | onarım masrafları |
| repair service | onarım hizmeti |
| reparation | onarım; tazminat |
| pecuniary reparation | para ile tazmin |
| repayment | iade, geri ödeme |
| repayment of internal taxation | iç vergi iadesi |
| repayment of taxation | vergi iadesi |
| repayment schedule | geri ödeme planı |
| to grant a repayment | geri ödemeden yararlanma imkanı bahşetmek |
| to repeal | yürürlükten kaldırmak |
| to replace | yerine başkasını koymak, ikame etmek |
| partial replacement | kısmi yenileme |
| replacement of goods | malın yenisi ile değiştirme |
| replacing product | ikame ürün |
| report | rapor |
| European Parliament sittings official reports | Avrupa Parlamentosu resmi oturum tutanakları |
| treasury transactions report | hazine işlemleri raporu |
| to represent | temsil etmek |
| Permanent Representatives Committee (COREPER) | Daimi Temsilciler Komitesi |
| research | araştırma |
| European Cooperation in the Field of Scientific and Technical Research (COST) | Avrupa Bilimsel ve Teknik Araştırma Alanında İşbirliği |
| European Research Area (ERA) | Avrupa Araştırma Alanı |
| European Space Research Organisation (ESRO) | Avrupa Uzay Araştırmaları Örgütü |
| Research and Development (R&D) Policy | Araştırma –Geliştirme Politikası (Ar-Ge) |
| The Sixth Research and Technological Development Framework Programme | Altıncı Araştırma ve Teknoloji Geliştirme Çerçeve Programı |
| to direct research towards sectors | araştırmaları sektörlere yönlendirmek |
| residence | konut, mesken, ikamet edilen yer |
| residence permit | ikamet izni |
| resident | mukim, ikamet eden |
| citizen | vatandaş |
| citizenship | vatandaşlık |
| national | uyruk |
| nationality | milliyet, uyrukluk |
| resident | mukim, ikamet eden |
| residue | artık, kalıntı; bakiye |
| to resign | istifa etmek, çekilmek |
| to resign as a body | toplu olarak istifa etmek |
| resolution | ilke kararı |
| European Parliament Resolution | Avrupa Parlamentosu İlke Kararı |
| resource | kaynak |
| Community’s own resources | Topluluğun öz kaynakları |
| diversification of resources | kaynakların çeşitlendirilmesi |
| fresh resources | yeni kaynaklar |
| state resources | devlet kaynakları |
| responsibility | sorumluluk |
| to be responsible for | …’dan sorumlu olmak |
| to confer the responsibilities | sorumluluk vermek |
| restriction | kısıtlama |
| disguised restrictions | örtülü kısıtlamalar |
| elimination of quantitative restrictions | miktar kısıtlamalarının kaldırılması |
| to restructure | yeniden yapılandırmak |
| in-situ restructuring | mekanda yeniden yapılandırma |
| to review | gözden geçirmek |
| to revise | gözden geçirmek, revize etmek |
| procedure for revising | gözden geçirme usülü |
| to revolve | döndürmek |
| revolving fund | döner sermaye |
| right | hak |
| Charter of Fundamental Rights | Temel Haklar Şartı |
| enjoyment of a right | bir haktan yararlanma |
| exclusive right | münhasır hak |
| operating right | işletme hakkı |
| right of association | dernek kurma hakkı |
| right of establishment | yerleşme hakkı |
| right to benefit | yararlanma hakkı |
| right of initiative | inisiyatif hakkı |
| right of petition | dilekçe hakkı |
| the right to move freely | serbestçe yer değiştirme hakkı |
| to agree to a right | bir hakkın varlığı konusunda mutabakata varmak |
| to possess a right of veto | veto hakkına sahip olmak |
| transfer of operating rights (TOOR) | işletme hakkı devri |
| royalty | imtiyaz karşılığı, fikrî/sınaî hakkın devir bedeli |
| author’s royalties | telif hakları |
| rule | kural |
| Community rule | Topluluk kuralı |
| rules of civil procedure | medeni usul hukuku kuralları |
| rules of procedure | usul kuralları |
| ruling | karar |
| preliminary rulings of the Court | Divanın ön kararı |
| to give a ruling | karar vermek(mahkemenin yargılama esnasında karar vermesi) |
| rural | kırsal |
| rural development | kırsal kalkınma |
| rural population | kırsal nüfus |
| S | |
| safeguard | korunma |
| safeguard measures | korunma önlemleri |
| to conserve | muhafaza etmek |
| to prevent | önlemek |
| protection | koruma, savunma |
| safeguard | Korunma |
| safety | güvenlik, emniyet |
| European Aviation Safety Agency (EASA ) | Avrupa Hava Güvenliği Ajansı |
| food safety | gıda güvenliği |
| food safety action plan | gıda güvenliği eylem planı |
| occupational safety | iş güvenliği |
| product safety | ürün güvenliği |
| safe disposal of nonrecoverable waste, residues | geri kazanımsız atıkların güvenli bertaraf edilmesi |
| sale | satış |
| distant sales | uzaktan satışlar |
| sales campaign | kampanyalı satışlar |
| sales on credit | taksitli satışlar |
| sanction | yaptırım |
| save | den başka; ancak; yalnız |
| save for the exceptions or derogations provided for … | …’de öngörülen istisnalar ya da sapmalar saklı kalmak kaydıyla |
| school | okul |
| apprenticeship school | çıraklık okulu |
| science | bilim |
| European Foundation for Science | Avrupa Bilim Vakfı |
| scope | alan; kapsam |
| scope of application | uygulama alanı |
| sea | deniz |
| deep sea discharge system | derin deniz deşarj sistemi |
| dumping of waste at sea | atıkların denize verilmesi |
| sea pollution | deniz kirliliği |
| seat | mevki; üyelik; koltuk(parlamento); merkez |
| the seat of the institutions | kurumların merkezi |
| transfer of the seat of a company or firm | bir şirketin veya firmanın merkezinin yer değiştirmesi |
| secrecy | gizlilik |
| sector | sektör; bölge, mıntıka |
| public sector | kamu sektörü |
| sectoral policies | sektörel politikalar |
| security | güvenlik |
| Common Foreign and Security Policy (CFSP) | Ortak Dış ve Güvenlik Politikası |
| public security | kamu güvenliği |
| security information form | güvenlik bilgi formu |
| security measures | güvenlik önlemleri |
| social security | sosyal güvenlik |
| securities | menkul kıymetler |
| to issue securities | menkul kıymetler ihraç etmek |
| securities investments associations | menkul kıymetler yatırım ortaklıkları |
| securities investments funds | menkul kıymetler yatırım fonları |
| to seize | zapt etmek, ele geçirmek, yakalamak; el koymak |
| seizure | zaptetme, el koyma, haciz |
| to sell | satmak |
| door step selling | kapıdan satışlar |
| service | hizmet |
| freedom to provide services | hizmet sunma özgürlüğü (serbestisi) |
| public service | kamu hizmeti |
| public service concession agreements | kamu hizmeti imtiyaz anlaşmaları |
| session | oturum/celse, toplantı |
| extraordinary session | olağanüstü oturum |
| open session | kamuya açık oturum |
| session of the Council of Ministers | Bakanlar Konseyi toplantısı |
| to sit in plenary session | genel kurul halinde toplanmak |
| set-off | mahsup; takas; karşılık; talep/iddia |
| to set-off | karşılık olarak koymak |
| set-off period | mahsup dönemi |
| settlement | yerleşim; tanzim; ödeme; çözüm; tasfiye |
| dispersed settlement | dağınık yerleşim |
| periodical settlement | dönemsel borç tasviyesi |
| pre-court settlement body (arbitration) | duruşma/ yargılama öncesi çözüm organı (tahkim) |
| settlement of payments | ödeme için onay verme |
| shanty settlements | kaçak yapılaşma |
| small | küçük |
| Small and Medium size Enterprise (SME) | Küçük ve Orta Boy İşletme (KOBİ) |
| to smuggle | kaçakçılık yapmak |
| anti-smuggling data bank | kaçakçılık bilgi bankası |
| interdiction of smuggling | kaçakçılığın men edilmesi |
| smuggling | kaçakçılık |
| soil | toprak |
| products of the soil | toprak ürünleri |
| land | arazi |
| soil | toprak |
| territory | ülke, toprak(uluslararası hukuk) |
| social | sosyal |
| European Economic and Social Committee | Avrupa Ekonomik ve Sosyal Komitesi |
| European Social Fund (ESF) | Avrupa Sosyal Fonu |
| social dialogue | sosyal diyalog |
| social insurances | sosyal sigortalar |
| social partners | sosyal taraflar |
| social policy | sosyal politika |
| social security | sosyal güvenlik |
| space | uzay |
| European Space Agency (ESA) | Avrupa Uzay Ajansı |
| European Space Research Organisation (ESRO) | Avrupa Uzay Araştırmaları Örgütü |
| special | özel |
| special and differential treatment | özel ve ayrıcalıklı muamele |
| special council of ministers | bakanlar özel konseyi |
| specialisation agreement | ihtisaslaşma anlaşması |
| specialised agency | uzmanlaşmış kurum |
| specialised courts | ihtisas mahkemeleri |
| spirit drinks | alkollü içecekler |
| standard | standart |
| controls on standards | standart denetimi |
| European Telecommunication Standards Committee (ETSI) | Avrupa Telekomünikasyon Standartları Komitesi |
| harmonised standard | uyumlaştırılmış standart |
| insulation standard | yalıtım standardı |
| mandatory standard | zorunlu standart |
| standardisation | standardizasyon |
| European Electro-Technical Standardisation Committee (CENELEC) | Avrupa Elektroteknik Standardizasyon Komitesi |
| international standardisation organizations | uluslararası standardizasyon kuruluşları |
| state | devlet |
| associated state | ortak devlet |
| nationals of a member state | bir üye devletin uyrukları |
| state aids | devlet yardımları |
| state monopolies of commercial character | ticarî nitelikli devlet tekelleri |
| state subsidies | devlet sübvansiyonları |
| statement | beyan/bildirim |
| statement of general compliance | genel uygunluk bildirimi |
| verification of financial statements | malî bildirimin tahkiki |
| statistics | istatistik |
| Nomenclature of Territorial Units for Statistics (NUTS) | İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflandırması |
| steel | çelik |
| long steel production | uzun çelik üretimi |
| flat and high-quality steel products | yassı ve nitelikli çelik ürünler |
| Treaty Establishing the European Coal and Steel Community | Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğunu Kuran Antlaşma |
| stockfarming | besicilik |
| strategy | strateji |
| structure | yapı |
| infrastructure works | altyapı çalışmaları |
| structural funds | yapısal fonlar |
| superstructure | üstyapı |
| to submit | teslim etmek, tevdi etmek, sunmak |
| reasoned submissions | gerekçeli maruzat |
| subparagraph | bent |
| subsidiarity principle | yetki ikamesi ilkesi |
| subsidiary | şube; tali şirket, tabi şirket |
| substance | madde; öz; maddi içerik |
| dangerous substances | tehlikeli maddeler |
| noxious chemical substances | zararlı kimyasal maddeler |
| psychotropic substances | psikotrop maddeler |
| such as | gibi |
| to be such as to | nitelikte olmak |
| suffrage | oy hakkı |
| direct universal suffrage | doğrudan (tek dereceli) genel oy |
| universal suffrage | siyasal (genel) oy hakkı |
| summit | zirve |
| summit meetings | zirve toplantıları |
| supervision | denetleme,denetim,murakabe, teftiş, gözetim |
| appropriate supervision | uygun denetim |
| supervision of manufacture | imalat denetimi |
| to supplement | eklemek, ilave etmek |
| supplementary obligations | ek yükümlülükler |
| to supply | sağlamak, temin etmek, tedarik etmek |
| supply contract | tedarik sözleşmesi |
| supranationality | uluslarüstülük |
| surveillance | gözetim, nezaret, denetleme, teftiş |
| bilateral surveillance | çift taraflı gözetim |
| market surveillance | piyasa gözetimi |
| to suspend | askıya almak |
| suspension | askıya alma |
| to suspend the measures | önlemleri askıya almak |
| sustainability | sürdürebilirlik |
| sustainable development | sürdürülebilir kalkınma |
| system | sistem |
| general incentive system | genel destek sistemi |
| prompt alarm systems | hızlı alarm sistemleri |
| title deed- cadastre system | tapu-kadastro sistemi |
| T | |
| to take | almak |
| to take a decision | karar almak |
| to take up an activity | bir etkinliğe başlamak ve sürdürmek |
| talk | konuşma; görüşme |
| exploratory talks | istikşafi görüşmeler |
| tariff | tarife |
| autonomous tariff | otonom tarife |
| Brussels Tariff Nomenclature | Brüksel Tarife Nomanklatürü |
| General Agreement on Tariffs and Trade (GATT) | Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşması |
| headings of the tariff | tarife pozisyonları |
| Integrated Customs Tariff of the European Communities (TARIC) | Avrupa Toplulukları Entegre Gümrük Tarifesi |
| items of the tariff | tarife kalemleri |
| non-tariff barriers to trade | ticarette tarife dışı engeller |
| nullification of tariffs | gümrük vergilerinin sıfırlanması
/kaldırılması |
| tariff barriers | tarife engelleri |
| tariff concessions | tarife tavizleri |
| tariff description | tarife tanımı |
| tariff headings | tarife pozisyonları |
| task | görev |
| achievement of the task | görevin tamamlanması |
| entrusted tasks | verilen görevler |
| task of inspection | teftiş görevi |
| to entrust a task | bir görev vermek |
| to perform a task | bir görevi yerine getirmek |
| within the framework of the task | görev çerçevesinde |
| tax | vergi |
| compensatory tax | fark giderici vergi |
| corporate tax | kurumlar vergisi |
| cumulative multi-stage tax | kademeli vergi |
| indirect tax | dolaylı/vasıtalı vergi |
| private consumption tax | özel tüketim vergisi |
| stamp tax | damga vergisi |
| tax controller | vergi kontrolörü |
| tax expenditures | vergi giderleri |
| turnover tax | (iş hacmi), ciro vergisi |
| taxation | vergilendirme |
| double taxation | çifte vergilendirme |
| repayment of internal taxation | iç vergi iadesi |
| repayment of taxation | vergi iadesi |
| technical | teknik |
| technical regulation | teknik düzenleme |
| technical specification | teknik şartname |
| telecommunication | telekomünikasyon |
| European Telecommunication Standards Committee (ETSI) | Avrupa Telekomünikasyon Standartları Komitesi |
| temporary | geçici |
| temporary admission | geçici kabul |
| tender | ihale, teklif |
| call for tenders | ihale için teklif isteme |
| tendering procedure | ihale usulü, teklif verme usulü |
| term | müddet, süre, vade, devre, şart |
| term of office | görev süresi |
| terms of reference | iş tanımı |
| territory | toprak; ülke; bölge |
| Community Territory | Topluluk Alanı |
| territory of the Member States of the European Union | Avrupa Birliği Üye Devletlerinin ülkeleri |
| terror | terör |
| suppression of terrorism | terörizmin durdurulması |
| text | metin |
| textiles | tekstil ürünleri |
| thermal | termal, ısıl, ısıya ilişkin |
| thermal power plant | termik santral, ısıl güç santrali |
| time | zaman, süre |
| sufficient time | yeterli süre |
| within the prescribed time | tanınan süre içinde |
| work at time rates | zaman esasına göre çalışma |
| tissue | doku |
| tissue-typing reagents | doku tipleyici ayıraçlar |
| title | başlık |
| title-deed | tapu senedi |
| title deed- cadastre system | tapu-kadastro sistemi |
| tourism | turizm |
| package tour | paket tur |
| trade | ticaret |
| Common Commercial Policy | Ortak Ticaret Politikası |
| general provisions in the field of technical barriers to trade | ticarette teknik engellerin kaldırılmasına ilişkin genel hükümler |
| European Free Trade Association (EFTA) | Avrupa Serbest Ticaret Birliği |
| free trade agreement | serbest ticaret anlaşması |
| free trade area | serbest ticaret bölgesi |
| insider trading | içeriden öğrenenlerin ticareti |
| General Agreement on Tariffs and Trade (GATT) | Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşması |
| multilateral trade negotiations | çok taraflı ticaret müzakereleri |
| preferential trade | tercihli ticaret |
| progressive expansion of the trade | ticaret hacminin giderek artması |
| trade balance deficit | dış ticaret açığı |
| trade in goods | mal ticareti |
| trade registry | ticaret sicili |
| trading companies | ticarî şirketler |
| World Trade Organisation (WTO) | Dünya Ticaret Örgütü |
| traffic | trafik; ticaret, alışveriş |
| illegal trafficking in drugs | yasadışı uyuşturucu madde ticareti |
| training | eğitim; öğrenim |
| basic and advanced vocational training | temel ve ileri düzeyde mesleki eğitim |
| European Training Foundation (ETF) | Avrupa Eğitim Vakfı |
| vocational retraining | mesleki yeniden eğitim |
| vocational training | mesleki eğitim |
| education | eğitim |
| training | eğitim (mesleki) |
| transaction | işlem |
| purchasing transaction | satın alma işlemi |
| semi-fiscal transaction | yarı malî işlem |
| treasury transactions report | hazine işlemleri raporu |
| banking transactions | bankacılık işlemleri |
| to transfer | aktarmak, devretmek, intikal etmek; taşımak |
| transfer of operating rights (TOOR) | işletme hakkının el değiştirmesi |
| transfer of undertaking | işletmenin el değiştirmesi |
| transit | transit |
| Common Transit and Single Administrative Document (SAD) | Ortak Transit ve Tek İdari Belge (SAD) |
| transit charges | transit geçiş vergileri |
| transparency | şeffaflık |
| transport | taşımacılık; ulaştırma |
| common transportation (transport) policy | ortak taşımacılık politikası |
| TIR (ınternational road transport) | uluslararası karayolu taşımacılığı(TIR) |
| transport policy | taşıma politikası |
| transposition | aktarım |
| treatment | arıtma; muamele |
| advanced treatment | ileri arıtma |
| treatment facility | arıtma tesisi |
| waste water treatment facility | atık su arıtma tesisi |
| treaty | antlaşma |
| amendment to a Treaty | Antlaşmanın tadili |
| Amsterdam Treaty | Amsterdam Antlaşması |
| contrary to the Treaty | Antlaşmaya aykırı |
| Treaty Establishing a Single Council and a Single Commission of the European Communities (Merger Treaty) | Avrupa Topluluklarına Tek Bir Konsey ve Tek Bir Komisyon Kurulmasına Dair Antlaşma (Birleşme Antlaşması) |
| Nice Treaty | Nice Antlaşması |
| powers which are conferred upon it by this treaty | işbu antlaşma ile verilen yetkiler |
| to draw up a treaty | bir antlaşma kaleme almak |
| Treaty Establishing the European Atomic Energy Community (EAEC Treaty) | Avrupa Atom Enerjisi Topluluğunu Kuran Antlaşma |
| Treaty Establishing the European Coal and Steel Community (Treaty of Paris) | Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğunu Kuran Antlaşma (Paris Antlaşması) |
| Treaty Establishing the European Community | Avrupa Topluluğunu Kuran Antlaşma |
| Treaty Establishing the European Economic Community (Treaty of Rome) | Avrupa Ekonomik Topluluğunu Kuran Antlaşma (Roma Antlaşması) |
| Treaty on the European Union (TEU) (Treaty of Maastricht) | Avrupa Birliği Antlaşması (AB Antlaşması) (Maastricht Antlaşması) |
| agreement | anlaşma |
| convention | sözleşme |
| pact | pakt |
| treaty | Antlaşma |
| twinning | eşleştirme |
| twinning covenant | eşleştirme sözleşmesi |
| U | |
| twinning covenant | eşleştirme sözleşmesi |
| unanimity | oybirliği |
| unanimous approval | oybirliği ile onay |
| unanimously | oybirliğiyle |
| undertaking | işletme, teşebbüs, girişim; taahhüt |
| classes of undertakings | işletme kategorileri |
| conversion of an undertaking | bir işletmenin(başka bir üretim için) dönüştürülmesi |
| public undertaking | kamu işletmesi |
| undertakings entrusted with the operation | işin idaresi ile yükümlü işletmeler |
| union | birlik |
| Council of the European Union | Avrupa Birliği Konseyi |
| customs union | gümrük birliği |
| European Broadcasting Union (EBU-Eurovision) | Avrupa Yayın Birliği |
| European Democratic Union | Avrupa Demokratik Birliği |
| European Trade Unions Confederation (ETUC) | Avrupa İşçi Sendikaları Konfederasyonu |
| European Union (EU) | Avrupa Birliği |
| regional union | bölgesel birlik |
| Union of Industrial and Employer’s Confederations of Europe (UNICE) | Avrupa Sanayici ve İşveren Konfederasyonları Birliği |
| unit | birim |
| European Currency Unit (ECU) | Avrupa Para Birimi |
| European unit of account | Avrupa hesap birimi |
| unit of measurement | ölçü birimi |
| urban | kentsel |
| urban and industrial waste | kentsel ve endüstriyel atıklar |
| urban population | kentsel nüfus |
| urgent | acil |
| in case of urgency | acil durumda |
| on grounds of urgency | ivedilik gerekçesiyle |
| to use | kullanmak |
| user’s manual | kullanım kılavuzu |
| U | |
| unanimity | oybirliği |
| unanimous approval | oybirliği ile onay |
| unanimously | oybirliğiyle |
| undertaking | işletme, teşebbüs, girişim; taahhüt |
| classes of undertakings | işletme kategorileri |
| conversion of an undertaking | bir işletmenin(başka bir üretim için) dönüştürülmesi |
| public undertaking | kamu işletmesi |
| undertakings entrusted with the operation | işin idaresi ile yükümlü işletmeler |
| union | birlik |
| Council of the European Union | Avrupa Birliği Konseyi |
| customs union | gümrük birliği |
| European Broadcasting Union (EBU-Eurovision) | Avrupa Yayın Birliği |
| European Democratic Union | Avrupa Demokratik Birliği |
| European Trade Unions Confederation (ETUC) | Avrupa İşçi Sendikaları Konfederasyonu |
| European Union (EU) | Avrupa Birliği |
| regional union | bölgesel birlik |
| Union of Industrial and Employer’s Confederations of Europe (UNICE) | Avrupa Sanayici ve İşveren Konfederasyonları Birliği |
| unit | birim |
| European Currency Unit (ECU) | Avrupa Para Birimi |
| European unit of account | Avrupa hesap birimi |
| unit of measurement | ölçü birimi |
| urban | kentsel |
| urban and industrial waste | kentsel ve endüstriyel atıklar |
| urban population | kentsel nüfus |
| urgent | acil |
| in case of urgency | acil durumda |
| on grounds of urgency | ivedilik gerekçesiyle |
| to use | kullanmak |
| user’s manual | kullanım kılavuzu |
| V | |
| vade-mecum | el kitabı |
| value | değer |
| customs value | gümrük kıymeti |
| issuing a declaration under exceptional value | istisnai kıymetle beyan düzenlemek |
| threshold value | eşik değer |
| vehicle | araç |
| motor vehicles | motorlu taşıtlar |
| road vehicles | karayolu taşıtları |
| vehicle and container screening system | araç ve konteyner tarama sistemi |
| verification | tahkik, doğruluğunu araştırma, doğrulama |
| unit verification | birim doğrulaması |
| verification of licences | ruhsatların tahkiki |
| veto | veto |
| to possess a right of veto | veto hakkına sahip olmak |
| visa | vize |
| watermarked visa label | filigranlı vize etiketi |
| vocation | meslek |
| basic and advanced vocational training | temel ve ileri düzeyde mesleki eğitim |
| European Centre for the development of vocational training (CEDEFOP) | Avrupa Mesleki Eğitim Geliştirme Merkezi |
| vocational rehabilitation | mesleki rehabilitasyon |
| vocational retraining | mesleki yeniden eğitim |
| vocational training | mesleki eğitim |
| void | hükümsüz, geçersiz |
| act declared void | hükümsüzlüğü hukuken beyan edilen işlem |
| automatically void | kendiliğinden hükümsüz |
| regulation declared void | iptal edilen tüzük |
| the licence shall be deemed void | ruhsat geçersiz sayılır |
| to vote | oy kullanmak |
| the votes cast | kullanılan oylar |
| W | |
| wage | ücret |
| wage level | ücret düzeyi |
| earning | kazanç |
| pension | emeklilere yapılan ödemeler, emekli maaşı |
| remuneration | ücret |
| salary | maaş |
| wage | ücret |
| income | gelir |
| waive | feragat etmek, vazgeçmek; dokunulmazlığı kaldırmak |
| to waive immunity | muafiyetten feragat etmek |
| war | savaş |
| in the event of war | savaş durumunda |
| to warn | uyarmak |
| warning level | uyarı düzeyi |
| warranty | garanti |
| certificate of warranty | garanti belgesi |
| waste | atık |
| domestic wastewater | evsel atık su |
| dumping of waste at sea | atıkların denize verilmesi |
| hazardous waste | tehlikeli atık |
| organic waste | organik atık |
| recyclable waste | geri kazanılabilir atık |
| recycling and disposing of wastes | atıkların geri dönüşümü ve imha edilmesi |
| waste oils | atık yağlar |
| waste water treatment facility | atık su arıtma tesisi |
| water | su |
| drinking water | içme suyu |
| ground water yield | yeraltı suyu verimi |
| inland waterway | iç su yolu |
| natural spring water | doğal kaynak suyu |
| remediation of water quality | su kalitesinin iyileştirilmesi |
| surface waters | yüzeysel sular |
| utility water | kullanma suyu |
| wetland | sulak alan |
| where appropriate | uygun olduğu hallerde |
| whereas | -dığından |
| to withdraw | geri çek(il)mek |
| withdrawal of the marketed product | ürünün piyasadan toplatılması |
| within | içinde, içerisinde |
| within three months of the date of | itibaren üç aylık bir süre içinde |
| work | iş, çalışma |
| European Foundation for the Improvement of Living and Working Conditions | Avrupa Yaşam ve Çalışma Koşullarını İyileştirme Vakfı |
| European Agency for Safety and Health at Work | Avrupa İş Güvenliği ve Sağlığı Ajansı |
| worker | işçi |
| clandestine workers | kaçak işçiler |
| freedom of movement for workers | işçilerin dolaşım özgürlüğü/serbestisi |
| illegal workers | yasa dışı işçiler |
| migrant worker | göçmen işçi |
| field work | saha çalışması |
| work at piece rates | parça başına çalışma |
| work at time rates | zaman esasına göre çalışma |
LINGOTURK · 2002’DEN BERİ PROFESYONEL TERCÜME
Hukuki Terimler Sözlüğü: belgeye ve amaca uygun çeviri
Hukuki Terimler Sözlüğü içindeki karşılıklar, gerçek belge bağlamı içinde değerlendirilmelidir. Bu kaynak içerik, terim araştırmasına yardımcı olmak için sunulur; her sektörde tek bir zorunlu karşılık olduğu anlamına gelmez.
Hukuki Terimler Sözlüğü kapsamı ve doğru planlama
Hukuki Terimler Sözlüğü yalnızca kelime karşılığı bulmaktan ibaret değildir. Hukuki Terimler Sözlüğü kapsamında kullanılan terim ve karşılıklar. Projenin hedef okuyucusu, kullanılacağı kurum veya sektör ve yayına alınacak dosya türü birlikte belirlenmelidir.
İyi bir tercüme sürecinde terminoloji ve bağlamın tutarlılığı esastır. Sözlükte doğru bağlam, kullanım alanı ve tanımın korunması. Aynı müşterinin tekrarlayan çalışmalarında önceki onaylı metinlerin referans alınması ortak dil oluşturur.
Özellikle bir terimin farklı alanlarda farklı çevirileri olabilmesi ihtimali bulunan metinlerde kaynak dosyanın aslı, tablo/ek yapısı ve kontrol koşulları dikkate alınır. Terim doğrulaması için kaynak metin bağlamının kontrolü.
Neleri birlikte değerlendiriyoruz?
Hukuki Terimler Sözlüğü kapsamında kullanılan terim ve karşılıklar. Kaynak metnin alıcısı, dil çifti ve belge biçimi sonucun kullanımını etkiler.
Bu alandaki kritik ayrıntı
Bir terimin farklı alanlarda farklı çevirileri olabilmesi. Onaylanmış terimler ve kaynak belgeler hata ihtimalini azaltmaya yardımcı olabilir.
Hukuki Terimler Sözlüğü kontrol tablosu
Bu tablo, belgeyi gönderirken hangi bilgilerin teklifi hızlandırabileceğini gösterir. Belgeleri paylaşmadan önce gizli verileri gözden geçirmenizi öneririz.
| İnceleme alanı | Bu sayfaya özgü konu | Teklif öncesi yararlı bilgi |
|---|---|---|
| Hizmet / belge kapsamı | Hukuki Terimler Sözlüğü kapsamında kullanılan terim ve karşılıklar | Belge türünü ve kullanım amacını belirtin. |
| Terminoloji / alan bilgisi | Sözlükte doğru bağlam, kullanım alanı ve tanımın korunması | Varsa mevcut terim listesi ve referans çevirileri paylaşın. |
| Kritik kontrol noktası | Bir terimin farklı alanlarda farklı çevirileri olabilmesi | Riskli bölümleri ve özel talepleri işaretleyin. |
| Teslim ve son kontrol | Terim doğrulaması için kaynak metin bağlamının kontrolü | Çıktı biçimini ve kullanılacağı kurumu belirtin. |
Çalışma sürecimiz
Kaynak dosyanızı, dil çiftini ve kullanım amacını iletin.
Kaynak biçimi, terminoloji yoğunluğu ve gerekli onayları değerlendirelim.
Çalışma kapsamı, fiyat ve teslim planını yazılı olarak paylaşalım.
Çeviri, kontrol, dosya düzeni ve son teslim aşamalarını yürütelim.
Hukuki Terimler Sözlüğü hakkında sık sorulan sorular
Hukuki Terimler Sözlüğü için fiyat nasıl belirlenir?
Fiyat; kaynak ve hedef dil, hukuki terimler sözlüğü kapsamında kullanılan terim ve karşılıklar, hacim, dosya biçimi, uzmanlık ve teslim planına göre değerlendirilir. Belgeyi görmeden kesin ücret bildirmek doğru olmaz.
Hukuki Terimler Sözlüğü ne kadar sürer?
Süre; içerik uzunluğu, sözlükte doğru bağlam, kullanım alanı ve tanımın korunması, istenen kontrol seviyesi ve teslim biçimi dikkate alınarak teklif aşamasında paylaşılır.
Kaynak dosya ve mizanpaj korunabilir mi?
Kaynak dosyanın düzenlenebilirliği ve terim doğrulaması için kaynak metin bağlamının kontrolü kapsamı bu kararı etkiler. Karmaşık tablolar ve sayfa yerleşimleri için gerekirse ayrıca mizanpaj kontrolü planlanır.
Gizli veya hassas belgelerde nelere dikkat edilir?
Belgeyi yalnızca teklif ve hizmet için gerekli kanallar üzerinden paylaşın. Kişisel ve özel nitelikli veriler varsa mümkün olduğunda gereksiz alanları maskeleyin; ek gizlilik gereksinimlerini önceden bildirin.
Yeminli ve noter onaylı çeviri aynı şey midir?
Hayır. Yeminli çeviri, noter tasdiki ve apostil farklı işlemlerdir; istenen doğrulama yöntemi belgenin sunulacağı kurum tarafından belirlenir.
Fiyat ve teslim planını birlikte netleştirelim
Hukuki Terimler Sözlüğü için kaynak dosya, dil çifti ve teslim beklentinizi iletin. Belgenin niteliğini inceleyerek uygulanabilir kapsam ve teklif paylaşalım.